Türkiye Yazarlar Sendikası

Pazartesi, Temmuz 22, 2019

Please update your Flash Player to view content.

Arama

Site Çeviri

Turkish English French German Italian Portuguese Russian Spanish

Kimler Çevrimiçi

Şu anda 18 ziyaretçi çevrimiçi
Anasayfa

Basın Duyurusu

2012 Düşünce ve İfade Özgürlüğü Bildirgesi

Günümüzde Türkiye'nin getirildiği noktada demokrasinin varlığı tartışmalı hale gelmiştir. Eleştirel tavır alan yazar ve gazeteciler terör ile bağlantılı ilan edilip tutuklanmakta ya da işsiz bırakılmaktadır. Akademik özerklik yok edilmenin eşiğindedir. Başta yaşama hakkı olmak üzere, en temel insan hakları fütursuzca çiğnenmekte ya da görmezden gelinmektedir.

Biz aşağıda imzası olan yazar, çevirmen, eleştirmen ve yayıncı kuruluşları olarak, Türkiye'de birer yıldırma aracı haline getirilen tutuklamalara son verilmesini, tutuklu yazar ve gazetecilerin derhal tahliye edilmesini, 301 ile TMK (Terörle Mücadele Kanunu) gibi bütün anti-demokratik yasa ve uygulamaların kaldırılmasını, Türk Ceza Kanunu ile Basın Kanunu’nda Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne uygun düzenleme yapılarak yazar, gazeteci ve akademisyenlerin tutuksuz ve âdil yargılanmalarını talep ediyoruz.

Devamını oku...

Acının Zaman Aşımı Olmaz

Merdiven başında gördük son gülüşlerini, o günden sonra hayatın akışı, şiirlerin ve şarkıların hevesi değişti. Sonrasındaysa yine onlar suçlandı. Dönemin başbakanı Tansu Çiller, yangının ardından yaptığı açıklamada “halkımıza bir şey olmamıştır” diyerek katilleri korudu. Sivas gazetelerinde katiller yüceltildi.

Duruşmalar başladı. Saldırılar yine sürdü. Adalet ara...yışı, sessizlikle örtüldü. Barbarlar ödüllendirildi. Sanık avukatlarının kimisi bakan, kimisi milletvekili, kimisi belediye başkanı oldu. İnterpol’ün on sekiz yıl kırmızı bültenle aradığı Cafer Erçakmak, karakola birkaç yüz metre ötedeki evinde huzurla öldü. 

Ne yangından kurtulanların gözyaşları ne yangında yakılanların çığlıkları ne zamanın alnına yapışmış bu kara leke, devletin taş kalbini eritebildi. 

Devamını oku...

Yarın Bugündür

En büyük acılar, kaygılara döndü

Ölüm çanları kimin için çalıyor soran yok

Doğru insanların ömrü tükeniyor

Başına takılan çiçeklerden daha çabuk

Hasta olmadan ölüveriyor insanlar.

W. Shakespeare (Macbeth’ten) 

Hitler’in propaganda subayı Joseph Goebbels, yakmak için Berlin meydanlarına yüzlerce kitap yığmıştı. Kitaplarının bu dağ yığınında olmadığını gören bir yazar şöyle haykırıyordu: “Benim kitaplarımı neden yakmıyorsunuz?” O kitaplar içinde olmak her yazar için bir onurdu. Çünkü kara propaganda, Nazi Almanyasında Faşizme karşı direnmeyi öğretmişti onurlu aydınlara.

Diktatörel her iktidar, kendi kara, kanlı egemenliğinin sözcüsü bir Goebbels yaratmıştır. Siyasal-toplumsal esenliğimizi sağladığını savlayan bu sözcüler, toplumsal-siyasal-kültürel yaşamın her alanına karışmayı “geleceklerinin bekası” için zorunlu görürler. Heykelleri yıkarlar, filmleri yakarlar, kitapları yasaklarlar.

Devamını oku...

8 Mart Bildirisi

 

Yine, yeniden düşünüyoruz…

Doğuran kadın, emziren kadın, pişiren kadın, paylaştıran kadın, toplayan temizleyen kadın, hasta bakan, yaşlı bakan kadın, her şeyi zamanında yetiştiren kadın, onaran koruyan kadın, evdeki kayıtsız gizli emek üstüne tarlada da gizli emek veren kadın, fabrikada, okulda, iş yerinde düşük ücretle çalıştırılan kadın, biriktiren yine kadın ama

Karar veren erkek-----------------Hükümet %90 erkek

Meclis %86 erkek

Yerel yönetimler % 98 erkek

Yönetici bürokrat %99 erkek

Sermayeyi elde tutan------------------------------------- %99 erkek

Savaşçıkartan erkek, ordu erkek-----------------------% 100

Şiddete uğrayan kadın, taciz edilen kadın, tecavüze uğrayan kadın, öldürülen kadın… Bu saldırıların özel adları var: namus, töre, kıskançlık, aşk… Aslında hepsi aynı, hepsi güçten iktidardan uzak tutmaya çalışır kadını…

Devamını oku...

Sayfa 11 - 12

11