25 Ocak 1923’te doğan üyemiz Hıfzı Topuz’un 100 yıllık bir çınar olarak aramızda olmasının mutluluğu içindeyiz. 1947 yılında gazeteciliğe başlayan Hıfzı Topuz, gazeteciliğinin yanı sıra romancılığı, incelemeci, araştırmacı yazarlığıyla Cumhuriyet Aydınlanmacılığının değerli kişileri arasında yer almıştır. Kitaplarıyla edebiyatımıza ve kültürümüze yaptığı büyük katkılarıyla edebiyat ve kültür tarihimizin önde gelen yazarlarındandır. Özgürlük ve demokrasinin eşitlikçi ortamını yaratarak yolumuzu aydınlatan Cumhuriyetimizin 100. yılıyla yaşıt değerli yazarımız Hıfzı Topuz’un 100. yaşını candan kutluyor,

Datça’da bulunan Uluslararası Knidos Kültür Sanat Akademisi (UKKSA) kurucusu, Can Yücel anmalarının değişmez yöneticisi, Bilim-Sanat Galerisi sahibi ve kültür, sanat, edebiyat dostu Nevzat Metin’i 29 Aralık’ta erken yaşta yitirmiş olmanın üzüntüsü içindeyiz. Türkiye Yazarlar Sendikası olarak ailesine, yakınlarına, sanatçı, yazar dost ve arkadaşlarına başsağlığı dileriz. TYS YÖNETİM KURULU  

Edebiyatımızın önemli şair, yazarlarından Rıfat Ilgaz’ın biricik oğlu, Çınar Yayınlarının kurucusu, yayın dünyasının Aydın Abi’si, Sınıf Efsanesi adlı kitabın yazarı Aydın Ilgaz’ı yitirmenin üzüntüsünü yaşıyoruz. Ailesi ve yakınları başta olmak üzere tüm dostlarına, yazar ve yayıncı arkadaşlarına Türkiye Yazarlar Sendikası olarak başsağlığı dileriz. TYS YÖNETİM KURULU

Anayasa’nın verdiği her türlü sanat yapma ve gösterimde bulunma hakkı, gün geçmiyor ki hiçe sayılarak çiğnenmesin. “Gün Aydınlanmadan İşe Gidenler”i konu alan Sibel Tekin’in belgesel çekiminin engellenerek tutuklanması, insan hak ve özgürlüklerinin çiğnenmesinin en son örneklerindendir. Bayilerde serbestçe satılan gazete, dergi ve kitapları suç unsuru sayılarak haksızca tutuklanan Sibel Tekin, bir an önce serbest bırakılmalıdır. En doğal hakkımız olan söz söyleme, yazı yazma, gösterimde bulunma özgürlüğümüzü elimizden almaya kalkışanları şiddetle

Beyoğlu, İstiklal Caddesi’nde masum insanların ölümüne ve yaralanmasına yol açan hain terör saldırısını derin bir üzüntüyle kınıyoruz. Halkta korku ve endişe yaratarak   özgürlüğü ve demokratik yaşamı tehdit eden terör saldırılarının geleceğimizi karartmasına izin verilmemesi dileğiyle demokratik ve yasaksız bir Türkiye özlemimizi yineliyoruz. Saldırıda sevdiklerini yitirenlerin acısını paylaşıyor, yakınlarına başsağlığı ve yaralılara acil şifalar diliyoruz.   TYS YÖNETİM KURULU

BARTIN-AMASRA’DAKİ FACİA, KAZA YA DA KADER DEĞİLDİR! “Güneşi görebilmek için karanlığı kazıyoruz” diyordu, maden işçisi Yasin Çelik. Karanlığı kazarken güneşi yitirdiler. Maden işçileri, yerin yüzlerce metre altında en güç koşullarda kazaya uğramadan geçen günlerin hesabını yaparak çalışan, her gün sevdikleriyle vedalaşarak girdikleri madende gün ışığına kavuşmayı ümit eden, sağlıksız çalışma ortamından dolayı emeklilik sonrası yaşamları da kısa olan insanlardır. Ne yazık ki ülkemiz, maden kazaları sonucu yaşanan ölümlerde dünyada ilk

İran Halkının Özgürlük Mücadelesini Selamlıyoruz İran’da Mehsa Emini adlı 22 yaşındaki genç bir kadının polis tarafından dövülerek öldürülmesinden sonra İranlı genç kadınlar ayağa kalktı. Molla rejimi ise Emini’nin katillerini yargılayıp cezalandıracağına cinayeti protesto eden ve özgürlük isteyen genç kadınların eylemlerini şiddet ile bastırmayı ve “dış güçler ülkemizi karıştırmak istiyor” demagojisine sarılmayı tercih etti. Polis terörü ile daha birçok kadın yaşamını yitirdi. Protesto gösterileri belli başlı kentlere yayıldı. Gösterilere üniversiteli gençler

“…Bu karlı yeşile niçin gelmiştim /Belki bir masal bir sevda demiştim / Gördüm sanki sırma saçlı bir peri /Ki rivayet böyledir Nuh’tan beri / Bu karlı yeşile niçin gelmiştim” (Ağrı) Şair, yayıncı ve araştırmacı yazar Nurer Uğurlu’yu 6 Ekim 2022’de yitirdik. 1940 yılında Adana’da doğan Nurer Uğurlu, 1958 yılında Mersin Lisesinden mezun olduktan sonra İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesine başladı, ancak eğitimini tamamlamadı. İlk şiiri Adana’da “Salkım” adlı dergide 1955 yılında

SANSÜR YASASINA HAYIR! Anayasal hakkımız olan her türlü söz ve yazı özgürlüğümüz baskı altındayken temel hak ve özgürlüklerimizle yaşam hakkımız da engelleniyor. Gün geçmiyor ki siyasal, ekonomik ve toplumsal baskılarla gazeteler, gazeteciler, engellenmesin. Mahkemeler, tutuklamalar, hapse atılmalarla susturulmasın. Müzik yapmak kısıtlanarak konserler iptal edilmesin.  Protesto yürüyüşlerini, tiyatroyu, sinemayı, kitapları, kısacası sanat-edebiyatı, giyim kuşamı, yiyecek içeceğimizi engelleyecek yasaklar getirilmesin. Yarın Meclis’ten geçirilmek istenen yasa, bütün bu baskı ve yasakları pekiştirecek bir

Üyemiz, şair Baran Doğu’yu “Aynalara Bakın” adlı kitabının genişletilmiş 4. basımını yayıma hazırladığı süreçte, 30 Ağustos 2022’de yitirdiğimizi öğrenmiş bulunuyoruz. Baran Doğu, 17 Ağustos 1971’de İstanbul’da doğdu. Ortaöğrenimini Edirne Anadolu Lisesinde tamamladı. 1990 yılında İngiltere’de bir yıl dil eğitimi gördü. Bilkent Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı Bölümünde iki yıl okudu. Şiir, öykü ve yazıları çeşitli edebiyat dergilerinde yayımlandı. Baran Doğu’nun yayımlanmış şiir kitapları şunlardır: Devrim Gecesi Notları (1993), Entelektüel Çağrı (1997),

10/198