Sadece ülkemizde değil, dünyanın bütün ülkelerinde insanlığın kazanımlarına, kültürel birikimlerine, aydınlama ve bilimsel aklına, doğasına saldırılar durmadan artıyor. ABD’den Rusya’ya, Rusya’dan Brezilya’ya, Brezilya’dan Hindistan’a, İsrail’den ülkemize kadar… Gün geçmiyor ki bu ülkelerin siyasetçileri; ceplerinden kutsal kitaplar, dev ulusal bayraklar çıkarıp kitlelerini coşturmaya kalkmasın. Biz de tarihsel bilgimizle anlıyoruz ki yine bazı çuvallara bazı mızraklar sığdırılacak ve bir gözbağcılık, bir tavşana bak oyunu oynanacak. İnsanlık yine pazarlık masalarına yatırılacak. Bu ülkede

Uzun süredir yoğun bakımda yaşam mücadelesi veren edebiyatımızın “ince belleği”, romancı Adalet Ağaoğlu’nu yitirdik. “Edebiyatımızın ince belleği” dedik; çünkü bizim gibi ülkelerde “yazı insanı” olmak sadece “yazmak” demek değil. Adalet Ağaoğlu bunu en iyi bilen kuşaktandı. O, yazının hemen her alanında kalem oynatırken aynı zamandan ülkesinin toplumsal tarihini de kayda geçirdiğinin bilinciyle yazdı. Hem roman yazdı, hem düşünce üretti hem de eylem içinde oldu, hiç çekinmeden düşüncelerini söyledi. Bu yüzden

Sivas Katliamı’nın 27. yıldönümünde; özgürlük, eşitlik taleplerini seslendirenler, Sivas’ta insanlarımızı yakan yangının sönmediğini, için yanmaya devam ettiğini, her gün yeniden görüyor, okuyor ve tüm benliklerinde hissediyorlar. 2 Temmuz 1993’te Sivas’ta Pir Sultan Abdal Şenlikleri için Sivas’a gelen ve düzenlenen etkinliklere katılan şair, halk ozanı, düşünür, sanatçı ve halkoyunu oynayan genç kız ve erkekler yakılarak katledilmişti. 2 Temmuz 1993’te Sivas’ta yaşadıklarımızı, “Kışkırtılmış bir grup vahşinin yarattığı vahşet” olarak gelecek kuşakların belleğine

Gazeteci Soner Yalçın Sözcü Gazetesi’nde yayınlanan 19 Haziran 2020 tarihli ‘Ahlâk Davası’ başlıklı köşe yazısında, sendikamızın kurucu genel başkanı Yaşar Kemal için, “Yaşar Kemal şahsına yararı olmayan hiçbir şeyle ilgilenmedi maalesef…” diyerek, haksız bir değerlendirme yapmıştır. Yaşar Kemal, Kürt Sorunu, Ermeni Sorunu, Demokrasi, Özgürlük gibi ülkenin temel sorunlarında, çağının tanığı olmanın yanında sanığı da olmaktan çekinmeyerek cesurca gerçeğin, haklının, mazlumun yanında, ezilenden, sömürülenden, kırımlara uğrayanın, dili, kültürü yasaklananın, tehcir edilenin,

Edebiyatımızda “1940 Kuşağı” diye adlandırılan kuşağın üyelerinden; sosyalist, devrimci dünya görüşünün izinde sürdürdüğü yaşam mücadelesini edebiyatla da buluşturmayı başarmış Hasan İzzettin Dinamo’ yu ölüm yıldönümünde mezarı başında anacağız. Ülkenin siyasi tarihi içinde ilerici aydınların çilesinin timsali olmuş şair Dinamo, “Kutsal İsyan” ve “Kutsal Barış” adlı destansı romanlarıyla da ülkenin kurtuluş ve kuruluş yıllarını anlatmıştır. Bir şiirinde; “Ben, o günlerin çocuğuyum işte/Ben yaralı Hasan,/Geçtim semender gibi/Ateş ormanlarının arasından,//Ondan açlık düşmanıyım/Ondan savaş

Haziran ayının ilk günlerinde yaşamını yitiren Nâzım Hikmet-Orhan Kemal ve Ahmed Arif emekçi halkın yazarlarıdır. Orhan Kemal, öykü, oyun ve romanlarında; Çukurova’nın katı gerçeklerini, toprak paylaşım kavgasını, emekçilerin alın terini çalanları, yorgunluktan bacağını patoza kaptıranları, sıtmadan zangır zangır titreyenleri, işsizliği, açlığı, İstanbul’un kenar mahallelerinde yaşayanları, Beyoğlu’nun arka sokaklarında gençliğini harcayanları, sokak çocuklarını, fabrika işçilerinin dünyasını anlatmıştır. Nâzım Hikmet, gündüzlerinde sömürülmeyen, gecelerinde aç yatılmayan, ekmek, gül ve hürriyet günleri için mücadele

Sendikamızın üyesi, değerli şair Tekin Gönenç’i yitirmenin acısı içindeyiz Başta “Gönlü Güvercinli Kadın”, “Aşk Konuşur Bütün Dilleri” şiir kitaplarıyla tanınan şair, deneme ve anılarını da kaleme almıştı. “Aşka Adres Sorulmaz” şiiri hafızalara kazınan Gönenç, çarşamba günü (21 Mayıs), saat 13.00’te Maltepe Mezarlığı’ndan sonsuzluğa uğurlanacak. Biz de kendisine her zaman seslediğimiz gibi “Gönlü Güvercinli Kadın” şiirinden bir dizeyle sesleniyoruz şimdi: Tekin Abi, Söyle nereye! Acılı ailesine ve sevenlerine başsağlığı diliyor, acılarını

Hepimizin sağlığını tehdit eden salgın günlerine, halka ve emekçilere yönelik saldırılar eşlik ediyor. Yüz milyonlarca işçi yeterli önlem alınmadan çalışmaya zorlanıyor. Tüm dünyada üç yüz milyon emekçinin işini yitireceği açıklanıyor. İşçi ve emekçilerin Uluslararası Birlik, Dayanışma ve Mücadele Günü olan 1 Mayıs pek çok ülkede olduğu gibi ülkemizde de sokağa çıkmanın yasak olduğu koşullarda kutlandı. 6 Mayıs, darağacındaki son sözleri “Tam Bağımsız Türkiye, Kahrolsun Emperyalizm, Kahrolsun Faşizm, Yaşasın İşçiler!” olan

Eski genel başkanımız, şair ve mimar Cengiz Bektaş’ı yitirdik. Edebiyat ve mimarlık dünyasına, ailesi, yakınları, sevenlerine başsağlığı diliyoruz. — TÜRKİYE YAZARLAR SENDİKASI Karaoğlan Gençlik Merkezi Ihlamurdere Cad. No: 50/5 80700 Beşiktaş/ İstanbul 0212 259 74 74

Türkiye Yazarlar Sendikası, Deri-Teks Sendikası’na üye oldukları için işten atılan VİP Giyim Tekstil işçileriyle, 7 Mart 2020 Cumartesi günü saat:15.00’de dayanışma için yola çıkıyor. Sendikaya üye oldukları gerekçesiyle işten atılan VİP Giyim Tekstil işçileriyle bir araya gelecek olan TYS yönetim kurulu ve üyeleri, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nü de işçilerle birlikte kutlayacak. İş yerlerinin önünde direnişlerini sürdüren işçilerle birlikte şiirlerin okunup şarkıların söylenecek. 29 Mart 2019’da evinin önünde çalışma

20/109