Yüreğimizdeki Yangın Bitmedi
Sivas Katliamı’nın 33. Yılında Asım Bezirci Mezarı Başında Anıldı: “Yüreğimizdeki Yangın Bitmedi”
İSTANBUL – 2 Temmuz 2026
Sivas Madımak Oteli katliamının 33. yılında, katliamda yaşamını yitiren yazar ve eleştirmen Asım Bezirci ve Rıfat Ilgaz Zincirlikuyu Mezarlığı’ndaki kabri başında düzenlenen törenle anıldı. Anma törenine Türkiye Yazarlar Sendikası (TYS), PEN Türkiye, Sanat Meclisi, Sarıyer ADD, Beşiktaş ADD, Şahkulu Vakfı temsilcileri ve EMEP İl Başkanı katıldı. Saat 11.15’te mezarlık girişinden yürüyüşle başlayan anmada, kültür ve sanat kurumları adına çarpıcı açıklamalar yapıldı.
TYS Başkanı Özyalçıner: “Tek Silahımız Mücadeleyi Sürdürmektir”
Anma töreninde ilk sözü alan TYS Başkanı Adnan Özyalçıner, Madımak’ta yaratılan vahşete dikkat çekerek davanın zaman aşımına uğratılmasına tepki gösterdi. Özyalçıner, konuşmasında şu çarpıcı ifadelere yer verdi:
“Sivas’ta Pir Sultan Abdal Şenliğinin yarattığı cennet bahçesini 2 Temmuz 1993’te cehenneme çevirdiler. Otuz üç yıldır otuz üç canın yakılışı sürüyor, yangın bitmedi. Alev alev yanarak yüreğimizde. Davayı zaman aşımına uğratarak canlarımızı yakan zebanileri yok saydılar. Çıkarılan bütün bu yangınlar karşısında tek silâhımız halka güvenmek, hak, adalet, demokrasi ve özgürlük yolunda mücadeleyi sürdürmektir.”
PEN Türkiye: “Sivas’ı Dökülmüş Bir Türkiye Kaldı İçimizde”
PEN Türkiye adına söz alan Hakkı Zariç, şair küçük İskender’in dizelerine atıfta bulunarak edebiyatın ve yazarların katliamlar karşısındaki sorumluluğunu hatırlattı:
“Cinayet, 2 Temmuz 1993’de herkesin, toplumun, devletin gözü önünde işlendi. Sevgili şairimiz küçük İskender, ‘Sıvası dökülmüş kahpe bir duvar gibi / Sivas’ı dökülmüş bir Türkiye kaldı içimizde’ demiş, dökülenin aslında bir toplumun değerleri ve erdemleri olduğunu yazmıştı. Ne kırılanı onarabildik ne döküleni toplayabildik 33 yıldır! Ama bu yangın yerinde itirazın, karşı koymanın, sözünü sakınmadan söylemenin de edebiyatın en temel görevi olduğunu hiç unutmadık.”
Sanat Meclisi: “Kolundaki Saat Sekizi Beş Geçe Durmuştu”
Sanat Meclisi adına konuşan Mehmet Esatoğlu ise katliamın hemen ardından yaşanan acı dolu tanıklıkları ve yitirilen değerleri şu sözlerle andı:
“Birkaç gün sonra gecenin geç bir vaktinde Asım Bezirci’yi getirdiler. Bir naylona sarılmıştı. Yüzü gözü simsiyahtı. Kolundaki saati sekizi beş geçe durmuştu. Yaşar Kemal’in cenaze konuşmasında söylediği gibi bu ülkemiz için kara bir lekeydi. Biz, unutmayanlar; yazarak, şarkılar söyleyerek, oyunlar oynayarak, resimler çizerek katliama karşı durduk ve bunu 33 yıl durmadan yaptık. Bizim Asım Bezirci’ye, 33 canımıza sözümüz var. Bedel ödesek de susmayacağız.”
Anma programı, Asım Bezirci ve hemen yanı başındaki mezarda yatan can dostu Rıfat Ilgaz için okunan şiirlerin ardından, mezarlara bırakılan karanfillerle sona erdi.


