22 Nisan 2024
Yazarlar

Hayri K. YETİK

BİYOGRAFİ

Yazar Hayri K. Yetik, 1 Ocak 1954, Siverek doğumlu. Malatya, Antalya, Manisa ve İzmir’de öğretmenlik yaptı. Öğretmenliği sürecinde sürgünler gördü, pek çok soruşturma geçirdi. Yurtdışı görevlendirmesi için yapılan sınavlara sokulmadı. Aktivist olarak İzmir Barış Girişimi ve İzmir Sanatçılar Platformunun çağrıcıları arasında yer aldı.

Siverek’in Sesi, Varlık, Eski, Yazıt, Gösteri, Akköy, Yaratım, Damar, Ünlem, Papirüs, Öteki-siz, Kum, E,  Yom, Sanat Edebiyat, Temmuz, Eşik Cini, İnsancıl, Karşı, Broy, Berfin, Kavram Karmaşa, Deng, Öğretmen Dünyası, Akropol, Edebiyat Eleştiri, Pitoresk, İle, Eğitim İş, Lacivert, Bireylikler, Yasak Meyva, Mortaka, Deliler Teknesi, Evrensel, Demokratik Modernite, Kıyı Dili, Üçnokta, Kaşgar, Kurgu Kültür, Kurşunkalem, Üçnokta, Şiirden gibi dergilerde öyküleri, şiirleri, eleştiri ve incelemelerinin yanı sıra Yankı, Gündem, Demokrasi, Birgün, Radikal gibi gazetelerde denemeleri Cumhuriyet Kitap’ta eleştirileri, kitap tanıtım yazıları yayınlandı.

Dil ve edebiyat konulu araştırma, inceleme, eleştiri, öykü, deneme ve şiirleri değişik derleme kitaplarda yer aldı.

Değişik ödüllerin seçici kurul üyeliklerinde bulundu.

Edebiyatçılar Derneği Genel Merkez Yönetim Kurulu Üyesi, İzmir Temsilcisi olarak İzmir Öykü Günleri ve İzmir Şiir Festivali’nin gerçekleştirilmesine, Ayrım Şiir ve Agora dergilerinde kurucu ve yazı kurulu üyesi olarak katkıda bulundu. Pen Yazarlar Derneği Türkiye Merkezi İzmir Temsilcisi olarak Uluslararası İzmir Şiir Buluşması’nın hayata geçirilmesinde ve Cumali Seferis Gökyüzü Derneği’nin kuruluşunda ve yönetiminde bulundu.

Çeşitli etkinliklerde, radyo ve televizyon programlarında sanat, edebiyat, felsefe ve siyaset konularında konuşmacı olarak katıldı.

Çeşitli kurumlarda yaratıcı yazarlık dersleri verdi.

İle(Kültür, Sanat, Edebiyat) dergisinin yayın yönetmenliğini yaptı.

SES 2001 Behçet Aysan Şiir Ödülünü Haydar Ünal’la paylaştılar.

Cumhuriyet, Radikal, Zaman, Birgün, Milliyet gibi gazetelerde ve pekçok dergide kitapları hakkında yazılar yayınlandı.

Şiir Kitapları:

Mezopotamya Günlüğü(Med Yayınları 1989)

Amytis Kederi(Agora Yayıncılık, 2000)

Dördüncü Hâl(Ercan Kitapevi, 2003)

Aşk Bir Hayal(İlya Yayınevi, 2007)

Serhoş/Sâkînâme(İlya Yayınevi, 2011)

Bilal Tabirhanesi(Öteki Yayınları, 2017)

Ben Bana Sen Diyen, Beni Yapıp Eden Bir Kimse(Öteki Y., 2021)

Eleştirel Deneme Kitapları:

Ahmed Arif’in Asi ve Mahzun Şiiri(Si Yayınları, 2001), İlya yayınları 2007, 2012)

Romanın Aranışı Arayışın Romanı(Kanguru Yayınları, 2011)

Romantik Ortadoğu/Metinlerarası Bir Deneme(Ayrıntı Yayınları, 2014)

Arkaik Ortadoğu/Güncellenen Metinlerin Kurgusökümü(Ayrıntı Yayınları, 2015) Klasik Ortadoğu-I/Metinsel Polemiğin Kökenleri(Ayrıntı Yayınları)

Araştırma Kitapları: Edebiyatta Ç/alıntı(İnkilap Kitapevi, 2005)

Derleme: Şiir Kitapları ve Hayat-2008 (Fergun Özelli’yle)

 

HAYRİ K. YETİK

“anlamına dar gelen söz

dile dil katan, düş düşkünü kekeme yurttaşmış

gazel satarmış okullarda dilbilgisiyle

bir rüzgar gibi yaşamalıyım dermiş

ama, sözlüğüm yok sözlüklerde

gözlerinden çocukluğu çalınmış bir çocukmuş

ne yüklem ne koşma ne de briç varmış portresinde

üstelik o çekmemiş fotoğrafını o mühürlememiş

kakoymuş alt tarafı; kravatını atmış

bıyığını kesmiş, nergis, betonda biter mi?

bana bir içki ver, demiş gülsüme’e, sek buz olsun

bırak da tütsün çakırkeyf keder, bizi insan etsin

yoksa nasıl sığarım vesikalığa?” (Fergun Özelli’nin Kovulmuşlar şiirinden/ Yasak Meyve dergisi, sayı 17, 2005)

HAYRİ K. YETİK’İN YAPITLARI HAKKINDA YAZILANLAR:

MEZOPOTAMYA GÜNLÜĞÜ

“Mezopotamya Günlüğü, bütün olarak bir “misyon” şiiridir, bu nedenle işlevselliği elden bırakmaz. Egemen söylem, resmi tarih ve tabulara karşı çıkıştır bir bakıma. Bu nedenle şiirin bir başkaldırı olduğunu ısrarla vurgular ozan.” Kemal Gündüzalp, Hürriyet Gösteri Dergisi

AMYTİS KEDERİ

Rüzgar gibi yaşamanın onurundan ödün vermeyen bir şairin arkasından Amytis Kederi’ne eklenmiş sayıyorum kendimi” Ahmet Günbaş, Damar Dergisi, sayı 111, Haziran-2000

“Yitik bir insanın bir kente sürgünlüğüyle o insanın bir dile sürgün olmasının bütün acılarını yol diye bellediği bir şiirle anlatıyor.” Müslüm Yücel, 2000’de Özgür Gündem

“Sözcüklerle sevişen bir şair karşımızdaki. Diline tutkun ama dilinden sürgün” Özgün E. Bulut, Berfin Bahar dergisi, s. 29 temmuz 2000

“Bir kez daha dinleyin onu. O farklı bir ozan. Başka bir çığlık, derin ve uğultulu.” Hüseyin Peker/Bireylikler dergisi

“Amytis Kederi bir roman olsaydı keşke, Dördüncü Hâl’se bir oyun, tragedya. Sahnelenmesi düşünülebilir, ben gönüllü yönetir(d)im!” Kemal Gündüzalp, Hürriyet Gösteri Dergisi

“Amytis Kederi, insanın yalnızca dünya içindeki değil, yaşamda işgal edilmiş yerlermize ve değerlerimize göndermeler yapıyor.” Zehra Çam, Lacivert dergisi, sayı 5, eylül-ekim-2005

DÖRDÜNCÜ HÂL

“Dördüncü Hâl’le birlikte Hayri K. Yetik zor bir şeyin altına giriyor. Bundan sonra yazacağı her şiir, eğer bu ‘ileri’ bir aşamaysa, bu mihenk taşına vurulacak: Geriye düşme olasılığı var, o zaman susmalı mı ozan? Bir beşinci hal/durum olmadığına göre şimdilik, kendini böylesi bir metin’le bağlayan ozan, şiir yazmamalı mı?” Kemal Gündüzalp, Hürriyet Gösteri Dergisi, Haziran 2006

““Günümüzde mitolojiyi geniş anlamda kullanan şairler arasında Hayri K. Yetik’i görüyoruz. Yetik, Amytis Kederi’nde, Mezopotamya mitolojisine egemen bir görüntü çizer. Sonuçta Amytis Kederi ‘dilin kederi’ olarak ortak zihnimize katılır.”(…) “Şairimizin bir ayağı yine mitolojiye gömülü, ama diğeriyle uzayzamanı adımlayan, nereden gelip nereye gittiğimizi sorgulayan ağırbaşlı bir telaşla şiirini yapılandırır. (…) Yetik, Dördüncü Hâl’deki ışıklı akışıyla bizi bize bağışlıyor.” Ahmet Günbaş, Cumhuriyet Kitap, s. 694, 5.06.2003

AŞK BİR HAYAL

“Hangi durumda olursa olsun, aşkın bir düş olmasının ötesinde bir gerçeklik olduğu da o denli kesindir: “birden bir gerçek/aşk dediğin bir hayal/neye yarar…/demesen de/ aşk bir hayal…” (s. 45) Aşk denilen duygunun bugünkü verili koşullarda somut/gerçek bir duygu olması, aynı zamanda bir düşsellik, gerçekleşemezlik yanının da olması ne yazık ki gerçeklik kazanmaktadır. O yüzden bu çift anlam sorgulanabilir olsa da yeni ve çağdaş bir yorumdur. Hayri K. Yetik, son noktayı şöyle koymuş sayılır: “aşk dediğin hayal mecazî gerçek” (s. 48) Çünkü aşk, düşten öte de olsa bir gerçekliktir.” Kemal Gündüzalp, Deliler Teknesi Dergisi,Mayıs-Haziran 2008

“Aşk Bir Hayal, adını verdiği son şiir kitabında ozan, aşkın insan yaşamındaki ulaşılamaz yüceliğini, aşk acılarının içimizi titreten derinliklerini şiirleştiriyor. Aşk Bir Hayal, kolay okunur bir şiir kitabı değil. İçe işleyen çok yoğun anlam katmanlarıyla örülmüş şiirlerden oluşuyor. Usta bir yontucunun taşı biçimlendirmesi gibi söze, sözcüklere egemen, yeteneğini şiir bilgisiyle taçlandırmış  bir ozanın önem verilmesi ve gündemde tutulması gereken nitelikli bir yapıtı.” Bahri Karaduman, Bireylikler dergisi

“Hayr K. Yeti, her kitabında kendini yeniliyor. Sil baştan yaparcasına yeni bir şiir düzeni kuruyor. Yeni bir dil, anlatım. Şiir kitaplarının dördüncüsü bu. Belki de emeline en çok ulaştığı kitabı Aşk Bir Hayal. Doğulu olmanın malzemesinden, gizemlerinden yararlanıp eski doğulu şairlerin sesinden, ezgisinden yola çıkıyor.” Hüseyin Peker, Bireylikler dergisi

“Hayri K. Yetik şiiri farklı bir mecrada çıkılan bir yolculuk gibi. Şiirin içinden seslenen felsefi tümceler, mitosların yarattığı çağrışımlar, dilbilimsel olanakların sınırlarını aşma çabası, sözcüklerin ses, anlam çağrışımları ve onların geçmiş zamanlardaki anlamsal yapılanmalarının çağdaş tatlarla buluşturulmasıyla oluşan farklı bir şiir macerası…” Hülya Soyşekerci, Varlık dergisi, Eylül 2007

“İlk söylemem gereken şey şu: Hayri K. Yetik’in şiirine girmek zor bir iş aslında. Kendini ele veren bir şiir değil çünkü yazdığı. Önceki kitaplarında da böyleydi, şimdi de böyle. “Aşk Bir Hayal”i okuyunca yalnız şiirin değil, şairin de kendini ele vermediğini, hatta bunu özellikle yapmaya çalıştığını söyleyebilirim.” Mehmet Atilla/İle, Kültür Sanat Edebiyat dergisi, Ağustos 2007

EDEBİYATTA Ç/ALINTI

“160 dipnot, 82 kaynakça ve 200’ü aşkın şair ve yazar adıyla; Divan edebiyatı, Tekke edebiyatı, Halk Şiiri, Çağdaş Şiirimiz, ve Dünya edebiyatından harmanlanan iyi bir kaynakça hazırlamış Hayri K. Yetik; Hem okurlar hem şair ve yazarlar için bir başucu kitabı edebiyatta Ç/alıntı” Berfin Bahar dergisi, Ocak-2006

“Hayri K. Yetik’in edebiyatta Ç/alıntı kitabının kendi yazın tarihimizi oluşturan ürünlerin birbirlerine neleri borçlu olduğunu önceden yaşamış kimi yazarların diğerleri üzerinde kalıcı bir etki yaratabildiklerini , türk yazınının örtük dokusunu görebilmemiz açısından metinlerarası bir sorgulamada iyi bir bütüncenin oluşturulmasının temel olduğunu dikkate alırsak Yetik’in kitabının alış veriş işlemlerinin sorgulanması açısından yine önemli bir kaynak kitap değerine sahip olduğunu söyleyebilirim.” Kubilay Aktulum, Cumhuriyet Kitap, sayı 839

“Hayri K. Yetik’in yapıtını yani, bunca geniş coğrafyaya yayılmış, hemen bütün kültürleri kapsayıcı yaklaşımla ele alınmış kitabını tek başına kotarıp verimleyebilmiş olmasına şaşmadım desem yalan olur… Öyle ya bir grupça yürütülebilecek bu tür çalışmanın altına tek başına girmek ne demek öyle?” (…) “Bunda hiç kuşku yok, şair, öykücü, romancı yanlarının katkısı var Yetik’in. Sonuçta incelemenin dili, denemenin diliyle kaynaşırken eleştirinin yargılayan dilini de yanına alıyor. Böylelikle yazar, incelemenin yazınsal tad bakımından seyretilmiş çözümleyici dilini aşıp yazınsal eleştirinin yargılayan diliyle kitabına katkı sağlıyor.” M. Sadık Aslankara, Cumhuriyet-Kitap, 06.07.2006, sayı 855

“Hayri K. Yetik, Günümüz edebiyatından örneklerde de ihtiyatlı bir dil kullanıyor. Orhan Pamuk, İsmet Özel, Pınar Kür, Ahmet Altan, Leyla Erbil, İlhan Berk gibi şair ve yazarlarla ilgili çalıntı iddialarını hatırlatmakla yetiniyor, yargıyı okura bırakıyor. (…) Kitapta Divan Edebiyatı’nda şiirlerin hangi ellerde ne tür değişimler geçirdiği, ‘alıntı’ durumunun nasıl bir gelenek hâline geldiği ortaya konuluyor.” Murat Tokay/Kitap-Zaman, sayı 1

“Hayri K. Yetik, Edebiyatta Çalıntı adlı kitabında, Batı edebiyatındaki “alıntı-çalıntı” tartışmalarının kısa bir özetini sunuyor. Cervantes’ten Proust’a, Sterne’den Joyce’a, Nabokov’dan Michel Butor’a kadar pek çok yazarın etrafında yaşanan çalıntı tartışmasına değindikten sonra, “çalıntı” addedilen kimi öğelerin öncelikle hangi sınıfa dâhil edilebileceğini belirlemeye çalışıyor. Çoğu zaman alıntı olarak algılanan kimi örneklerin, hangi biçimlerde “çalıntı” sayılabileceğini gösteriyor yazar. Kimi zaman “esinlenme”, kimi zaman “etkilenme”, kimi zaman da başka bir metnin biçimsel veya anlamsal özelliklerinin bire bir ya da kısmen alıntılandığı örneklerin hangi sınıfa dahil edilebileceği konusunda yöntemsel bir çözüm öneriyor kitap.” Kaan Uysal/ Kitap-Zaman, sayı 37, 02.02.2009, Yazının tehlikeli sularında: (Ç)alıntı

SERHOŞ/SAKİNAME

“Hayri K.Yetik, Serhoş’ta her zaman ondan beklenen çok katmanlı anlamı da elden bırakmadan, kapalı ve zor okunan ve ince bir üslupla kaleme aldığı diğer şiirlerine kıyasla, daha yalın ve kolay girilen şiirlere yelken açıyor. Şair duyarlılığını, kendi diliyle günümüze taşıyan Yetik, alışılageldik ve kaba algının, ancak bir şairin idrakiyle dağıtılabileceğini ve evrene en güzel anlamı, mey’in büyüsünden süzülen şiirle; evrenin doğal bilgisine duyulan aşkla kavranılacağının şairce ilanını yapar.”(Halil İbrahim Özbay, Hürriyet Gösteri, 2011, Yaz sayısı)

ROMANTİK ORTADOĞU

“Hayri K. Yetik, bir edebiyatçı olarak bu sorularla sokuluyor Ortadoğu’nun  edebi hafızasına ; karşılaştırmalı edebiyat üzerinden bütün Ortadoğu halklarının edebi metinlerini didikliyor. Oradan devşirdiği romantik tatlarla bakıyor güne ve yaşanılan boğucu kaosu edebiyatın vicdanı içinden aşmayı deniyor. Ortadoğu’nun ruhu, yazara göre “ engellenmiş özne” dir ve soru şudur: “Şimdi, dışsal baskıyı atlatıp özerkliğini ve özgürlüğünü yaşayarak etkinleşebilir mi? Okurla birlikte arayacağı yanıta hazırlık için sıkı bir başlangıç metni kurmuş Romantik Ortadoğu kitabında.”(Celal Soycan, ORTADOĞU’DA “POLİTİKA” İÇİN “POETİK” BİR ALAN SAVUNMASI, Cumhuriyet Kitap eki, sayı 1299,  08.01.2015)

“Hayri K. Yetik, bu yapıtında yüzlerce belki binlerce yazarın, edebi ürünün gizemli dünyasına giriyor, farklı bir gözle metinleri irdeliyor, karşılaştırıyor ve bunun üzerinden aslında günümüzün ve geleceğin edebiyat dünyasına bir perspektif sunmaya çalışıyor. Bir bakıma Ortadoğu’daki karmaşa ve kaos gibi onun edebiyatı da kuralsız ve kendine özgü bir yapıdadır demeye getiriyor.” Rıfat Mertoğlu, http://blog.milliyet.com.tr/rifatmertoglu, 28 Şubat ’15

“Ortadoğu, oryantalistlerin düşündüğü gibi masalsı ve egzotik yönleri de olsa esasında “romantik” değildir, acımasız gerçekleriyle insanı şaşırtır, hatta çoğu zaman derin bir umutsuzlukla birlikte hayal kırıklığına uğratır. Hayri K. Yetik, “Romantik Ortadoğu” derken, bir yanıyla bu coğrafyanın kuralsızlığını da vurguluyor.” (YAVUZ AKENGİN, 7 Ocak 2015, Çarşamba/Zaman gazetesi)

“Kirli bir siyaset oyununun acımasızlıklarına karşı oluşacak cephenin edebiyattan geçtiğine ve tarihin değil edebiyatın, romanın canlılığına inananlardan Hayri K. Yetik. Bu cephenin kazançlarını da göz ardı etmemiş olmasıyla beraber Romantik Ortadoğu’nun metinlerarası okumalarında daha çok çatırdayan yanlarına tanık oluyoruz.” Zafer Zorlu, Üçnokta Dergisi, 2015, Yaz sayısı

“Romanın Aranışı Arayışın Romanı dokuz yazara ve eserlerine dair geniş bir bakış açısıyla günümüze ve geleceğe dair roman’ının, ne ve nasıl olması gerektiğinin ipuçları ile bu romanların hangi özellikleri ile değerlendirildiğini ve değerlendirilmesi gerektiğine dair.

Ayrıca, onlarca kitaptan yararlanılarak yapılan alıntılar ile okuma dağarcığımızı ve yorumlama yetimize göndermelerle yüklü yazılardan oluşan bir kitap.” Mustafa Albayrak, Deliler Teknesi, Eylül, 2012. “Dolu dolu bir yapıt Romanın Aranışı, Arayışın Romanı; okuyup bilgilenmek isteyenler için bulunmaz bir fırsat. Edebiyat içinse büyük zenginlik.” Emine Azboz, Arayışın ve Aranışın  Büyüsü, Cumhuriyet Kitap, 19.2.2012
Toplarsak, bir gözlem, saptama ve içe vuran duygularla ele alınan bir söylemin dili Serhoş.

Ayrıca ötelenmiş ve yönetilenlerce sorunlar yumağına dönüşen art mekân ve yaşam alanlarındaki bireylerin; bir başka yönden ön mekânlarda yaşayanların göremediği, itilmiş bireylerin iç zenginliğinin köreltilmiş çığlığı.

Sonuçta mistizmle örtülerek dışa vurulan özlemin “ben” ile “ötekiler” arasındaki sesi denebilir Serhoş’a (sâkinâme).

“Bu anlamda, modern kültürle ilgilenen herkesin ilginç şeyler öğrenebileceği, üzerine düşünmek için fazlasıyla çok iddia ve bağlantı noktası bulabilecekleri bir çalışma. Hatta, Hayri K. Yetik’in ‘Romantik Ortadoğu’suyla birlikte (altına da Heinrich  Heine’nin ‘Romantizm Okulu’ ve Isaiah Berlin’in ‘Romantikliğin Kökleri’) güzel fakat fazlasıyla yorucu bir geç-tatil paketi de yapılabilir.

Hatırı sayılır bir emeğin ürünü olan bu kitabın olumlu/olumsuz çok eleştiri alacağına, tartışma yaratacağına eminim. Bu kapsamda bir tanıtım yazısında eleştiriye girişmek kitaba haksızlık etmek olur. Ama yine de şunları söylemeli: Bir anlamda, “modernleşen/batılılaşan (hangisini dilerseniz) Türkiye hakkında her şey”e dönüşme tehlikesi var böylesi bir girişimin. Şu sefil halimle ben kitabın kapsamına girmeyecek bir şey bulamıyorum, siz bir de yazarını düşünün. Her bölümde aynı isimlerin üzerinden tekrar geçilmesi (bölümleme çok yorucu), bağlantılar kurulurken değinilen isimlerin velutluğundan ve kavramların derinliğinden ve güncelliğinden kaynaklanan yeni bağlantıların/isimlerin çekiciliği (gezerken Gezi’ye bile uğruyor yazar), kullanılan romantik torbasının büyüklüğü (bu biraz da kaçınılmaz görünüyor), meşhur yokluk tespitimiz (bizde Aydınlanma olmadığından şu yok, bu da yok), gayrimüslimlerin adını bile anmadan romantizmin geç Osmanlı düşüncesine girişinin ele alınması (bir çalışmadan her şeyi bekleyemeyiz ama ‘Türk’ü bir vakum içinde görmek için fazla renkli zamanlardayız), ‘Cemil Meriçvari’ bazı genellemelerin kışkırtıcılığı yazarın başını ağrıtacak gibi görünüyor.” (BEN SANA ROMANTİK OLMA DEMİYORUM, MURAT CANKARA

http://www.agos.com.tr/tr/yazi/12913/ben-sana-romantik-olma-demiyorum, 02.10.2015)

“Yetik, edebiyatın güçsüzlüğünden yakınanlar ya da öyle sananlar için de edebiyatın tüm insanlık için ne denli etkili bir eylem olduğunu analizlerle; tez, anti-tez, sentez bağlamında vardığı sonuçlarla gözler önüne seriyor. Us da dalgalanmalara neden olup bireyin tamamlanmış/yerleşik düşüncelerini yeniden sorgulamasını tetikliyor.” Bülent Yardımcı, HAYRİ K. YETİK’LE SÖYLEŞİ, Kıyı Dili dergisi

“Ortadoğu’yu cehenneme çeviren Batı aklı, en büyük gerekçesini ve epistemik dayanağını köktenci ve otoriter Arap ideolojilerinde bulur. Aşkınlaştırılarak ontolojik bir içeriğe de kavuşturulan bu ideolojiler, bir inançlar bahçesi olan bu romantik havzayı lanetli sınırlar üzerinden kan gölüne çevirdi. Böylece, küresel sermaye bir yandan enerji ihtiyacını yeni koşullar üzerinden güvenli hale getirmeye çalışırken, öte yandan ve asıl olarak da bu coğrafyayı kapitalist pazarın rasyonellerine uygun bir zihinselle donatmaya çalışıyor. Demokrasi ve insan hakları üzerinden işleyen  retorik, kendine özgü bir mantıkla bu konuda da seçmeci davranıyor, küresel finansa doğrudan katılan Arap sermayesine ait sınırlara dokunmuyor. Buncası bile, politik olanla poetik olan arasındaki ahlaki uzlaşmazlığı göstermeye yeterlidir. Hayri K. Yetik,” Romantik Ortadoğu/ Metinlerarası Bir Deneme” adlı bu oylumlu ve derin emekle meydana getirdiği eserinde özellikle bu paradoksu yazılı metinler üzerinden çözmeye çalışmış.” Celal Soycan, ORTADOĞU’DA “POLİTİKA” İÇİN “POETİK” BİR ALAN SAVUNMASI(Cumhuriyet Kitap eki, sayı 1299,  08.01.2015)

“Son olarak, “Romantik Ortadoğu”nun büyük bir emek ve birikimin ürünü olduğunu, konusuna hâkim usta bir kalemin elinden çıktığını, disiplinlerarası yorucu ama keyifli bir yolculuk vaat ettiğini vurgulamak gerekiyor. Böylesine kapsamlı bir eserin ise okuyucuya “merhaba” derken derleyici bir önsöze ya da bitirirken toparlayıcı bir sonsöze ihtiyacı olduğunu düşününenlerdenim.” ROMANDAKİ TARİH, TARİHTEKİ ROMAN, Ayfer Genç, Remzi Kitapevi/ RKitap Gazetesi/Ocak-2015

“Sevgili Hayri, pek az kimsenin göze alabileceği böylesine kapsamlı ve kılı kırk yaran bir çalışmaya giriştiğin ve alnının akıyla üstesinden geldiğin için seni kutluyor ve Romantik Ortadoğu karşısında şapka çıkartıyorum. Kitabının, okuru için birden çok açıdan zenginleşme nedeni olacağını, pek çoğumuz için de yıllaryılı, kayda değer bir başvuru kaynağı niteliğiyle el altında tutulacağını söyleyebilirim.” İsmail Mert Başat

“Entelektüel bilinç ve birikiminin biricikliğini yansıttığı iki önemli kitabı “Romantik Ortadoğu/Metinlerarası Bir Deneme” ve “Arkaik Ortadoğu/ Güncellenen Metinlerin Kurgusökümü” belleklerimizde yerini taptaze korurken Şair-Yazar-Eleştirmen Hayri K. Yetik bu kez Bilal Tabirhanesi’nde yeni şiirlerini okurlarla buluşturuyor. Önceki kitabı Serhoş/Sakiname’ye attığı ilmeklerle okunduğunda kendi şiir tarihini gizlerine açılan kitap dil odaklı bir dünya okumasına, dünyaya dair bir yapısökümüne cesaretli okurları davet ediyor. Dilin imkânsızlığını peşinen kabul etmiş birinin sayıklamaları, isyanı, itirazı bizi hepken hiçe Khora’ya davet ediyor. Hayri Yetik’ten Bilal Tabirhanesi, Şiir Kayıtsızlaştırmaya Karşı Bir Panzehir Olabilmeli. (Hürriyet Gösteri, Şubat, Mart, Nisan, 2017, s. 321),

“Dil, anlam, anlamlandırma, anlam arayışı kavramlarına imkânsızlığın sezgisel bilgisiyle bakmaya çalışan şair, dille hakikate ermenin mümkün olmadığını ortaya koyarken şiirin tam kavrandığı yerden elimizden kayan, durmadan çoğalan anlam olanaklarıyla bir yersizyurtsuzlaştırma edimi olduğunu vurgulamış bu şiirlerle.” Asuman Susam, Hayri K Yetik’ten yeni bir şiir kitabı Bilal Tabirhanesi, www.articivic.com

*

BİLAL TABİRHANESİ

“Bir Tabirhane’nin olanakları

Hayri K. Yetik, Bilal Tabirhanesi’ndeki şiirleriyle okuyucuya konforlu bir okuma serüveni vaat etmiyor. Arkasına yaslanmayan bir şiirle karşılıyor okuru. Tıpkı “düşgezer bilal” gibi… Şairin okurundan talebi de bu yönde: Kolları bağlı, sırtını yerleşik dilin sınırlarına dayamış bir okur istemiyor Yetik.” Didem Gülçin Erdem, www.ilerihaber.com 26-02-2017 00:00

*

HAYRİ K. YETİK’TEN BİR KİTAP:

“BEN, BANA ‘SEN’ DİYEN ‘BEN’İ YAPAN EDEN BİR KİMSE”

Şiir, bazen bir benlik arayışına dönüşebilir.

Biz’i ‘biz’ yapan değerler sarmalında, sözle kuyular kazdığımız insanlık tarihi kadar eski bir konudur bu!

Hele işin içinde ‘aşk’ olunca!..

Hayri K. Yetik’in şiirlerinde vardır böyle bir eğilim. Çokça tasavvuf edebiyatını anımsatır öncelikle. Bu arayışın aşkla tatlandırılmış hali, kimi zaman Şeyh Galip misali bir dönüş yaratır kendi çapında. Ben’le sen, bu dönüşten tek vücut olarak çıkarlar. Yolunuzu şöyle bir dizeyle aydınlatmış olalım:

“dönerim ben kendime sen kendine gelmişsin gibi” Ahmet Günbaş, 10.08.2020 Facebook sayfasında.

sözcükler dil üstü yara

kanatalım zehri aksın

kabuk bağlamadan…

diyerek Bilal Tabirhanesi’yle şiirin sularına geri döndü. Şairin en büyük derdi kelimelerle ve o kelimeleri dert edinmeden sarf edenlerle galiba.

Şairin bir eski sayfasına göz attığımızda karşımıza Yunan Mitolojisinden bol dipnotlu Amytis Kederi’yle karşılaşıyoruz. 2000 yılında Agora Yayınlarından çıkan şiir kitabında Amyts için,

Bir yanılsama mı dibe sinmiş bu hoşnutsuzluk bu mazlum kavram, Amytis, hasret ve kadın…

Başka ne olabilir ki erkekçe süren bu tarih içinde.

Şair yine diline yara olan, yarası dili olan, tek sermayesi sözcükler olan, elem olan, keder olan, söylemedikçe içinde irin olan sözcüklerini azad eder, akıtamazsa ağzına kelepçe olacak kelimelerinin anahtarını dilinden çıkacağını bilir. Hüseyin Bul,  https://edebiyatburada.com/huseyin-bul-yazdi-benlik-savasi/27 Haziran 2020, Cumartesi

*

BASILI SÖYLEŞİLERİNDEN BİR KAÇI:

İçimde Serhoş Gibi Bir Rind Var(Cumhuriyet Kitrap Eki, Cuma-14.10.2011)

Hayri K. Yetik İle Halim Şafak’ın Serhoş/Sâkînâme Üzerine Söyleşisi, (Bireylikler Dergi, 2011, Aralık Sayısı)

“Sözün Yazılısı Kelam Katındadır Ortadoğu’da.” (Gamze Akdemir Söyleşisi,  Cumhuriyet Gazetesi, 08.01.2015 Tarihli Kitap Eki, Sayı 1299)

Hayri K. Yetik İle Romantik Ortadoğu Kitabı Üzerine Söyleşi,

Ortadoğu’da Cennet Ve Cehennem İzleri, İsmail Mert Başat(Mesele Dergisi, Şubat 2015, Sayı 98)

“Yazar Kadınları Ortadoğu’nun Özgürlük Göstergesidir.” Hayri K. Yetik’le “Romantik Ortadoğu”yu Konuştuk, (Mine Ömer, Kurşun Kalem Dergisi, Mart-2015)

Romantik Ortadoğu, Asuman Susam Söyleşisi, Evrensel Kültür, Aralık, 2015

HATİCE SAKA ile Söyleşi ORTADOĞU’DA ‘ROMANTİK DEVRİM’ ANCAK EDEBİYATLA MÜMKÜNDÜR, 13:59 Ağustos 12, 2015

Yeni Şafak, http://www.yenisafak.com/hayat/ortadoguda-romantik-devrim-ancak-edebiyatla-mumkundur-2308814

Hayri K. Yetik’le Söyleşi(Bülent Yardımcı, Kıyıdili Dergisi, S. 3, 2015, Haziran-Temmuz)

Şiir Kayıtsızlaştırmaya Karşı Bir Panzehir Olabilmeli(Eleştirmenler ve Okurları Hayri K. Yetik’le yeni kitabını Tartıştı) Hürriyet Gösteri, Şubat-Mart-Nisan, 2017, s. 321

 

Bağlantıyı kopyala