3 Mart 2024
Basın DuyurusuDuyurular

Özak Tekstil İşçileriyle Dayanışıyoruz!

İşçilerin talepleri şöyle:

  • Sendikal nedenle işten atılan arkadaşımız işe geri alınacak.
  • İçerde işçilere sendikadan istifa ve sendika değiştirme baskısı son bulacak.
  • Direnişte geçen günlerin ücretleri kesilmeyecek.
  • Fabrikanın büyük çoğunluğunun üye olduğu sendikamız tanınacak.
    Diyen işçilere destek veren sendikalar “Basına ve Kamuoyuna” şu açıklamayı yaptılar.

 Basına ve Kamuoyuna

19 gündür Özak Tekstil işçileri şahsında bütün Türkiye İşçi Sınıfına büyük bir saldırı gerçekleşiyor. Çünkü işçilerin en temel haklarından biri olan ve anayasayla güvence altına alınmış sendikalı olma hakkı bizzat devletin jandarması, valisi, müftüsü ve bütün bunların tepesinde iktidarın bizzat kendisi tarafından engelleniyor.

19 gün önce BİRTEK-SEN üyesi işçilerin, yetkili ama etkisiz sarı sendika Öz İplik-İş’e zorla üye yapılmaya çalışılmasıyla başlayan itiraz bir işçinin işten atılması üzerine direnişe dönüşmüştür. O günden bugüne işçiler insanca yaşayacak ücret, güvenceli çalışma koşulları için kesintisiz direniş içindeler.

Direnişin ilk günlerinden itibaren Özak patronunun isteğiyle valilik tarafından OSB’de eylem yasağı getirilmiş, sonrasında işçiler ve sendikanın yetkilileri OSB’den içeriye alınmamaya başlanmıştır. Hakları için bekleyişlerini yani nöbetlerini sürdüren işçiler yoğun yağmurdan korunmak için girdikleri camiden müftünün kararıyla çıkarılmaya çalışılmış, işçiler korkanlar ertesi gün camiye girişi yasaklamıştır. İşçileri yeri geldiğinde dini söylemlerle bölmeye, direnişçi sendikalara karşı bu söylemlerle kışkırtmaya çalışan iktidar gerçek yüzünü göstermiş ve işçilerin camiye girmesini engellemiştir. Urfa’da ve benzer OSB’lerde o camiler yeri geldiğinde patronların “Din kardeşiyiz” gösterisi yapmaları için özel olarak organize ediliyor ama işçiler sığınmak istediğinde girişleri kapatılıyor.

Bu süreç içerisinde işçiler ve sendika yöneticileri defalarca gözaltına alınmış, direniş sert müdahalelerle bastırılmaya çalışılırken bir yandan da patron organizasyonuyla sarı Öz İplik-İş sendikası işçileri ziyaret etme görüntüsü altında direnişi rüşvetle kırmaya çalışmıştır. Ancak işçilerin kararlılığını kırmaya yönelik her hamle her defasında geri tepmiş ve işçiler daha büyük bir kararlılıkla mücadeleye devam etmiştir.

En son olarak BİRTEK-SEN Genel Başkanı Mehmet Türkmen’in de aralarında bulunduğu gözaltılar tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edilmiş, gözaltındaki arkadaşlarımız denetimli serbestlikle salıverilmiştir. Bu da göstermektedir ki, bu memleketi yönetenler tarafından işçinin hakkını araması, onun sendikal örgütlülüğünün sağlanması tutuklama tehditleriyle, denetimli serbestlikle baskı altına alınması gereken tehlikeler olarak görülmektedir.

Oysa daha seçim sonrası attıkları nutuklarda ihracat yoluyla kalkınacağımızı, istihdam

yaratılacağını, üretimin artacağını bunun da Türkiye Yüzyılı olduğunu söylüyorlardı. Demek ki onların istihdam dediği yabancı şirketler için düşük ücretli istihdam, onların ihracat dediği AB’nin, ABD’nin tüketim ihtiyacının bizim gibi ülkelerde kölelik koşullarında üretilmesi, onların üretim dediği de “her gün daha fazla üret” baskısı altında işçilerin köleleştirilmesidir.

Bütün bu düzenin devamlılığı da patronların istekleri doğrultusunda iktidar tarafından sağlanmakta, jandarma, polis bu işleyişin sopası olarak çalışmakta yerel ilişkiler de işçileri ikna etmek, kandırmak için seferber olmaktadır. Artık yeter artık etrafımıza kurulan bu çemberi kıracağız. Özak Tekstil işçilerinin yolundan yürüyerek bu çemberi kıracağız. Yıllardır ülkemizin her tarafında ortaya çıkan onlarca işçi direnişinin yolundan yürüyerek bu çemberi kıracağız. En önemlisi de hiçbir işçi direnişini yalnız bırakmayan bir sınıf kardeşliği, sınıf dayanışması ortaya koyacağız.

Çünkü biliyoruz ki işçiler ancak birleşirse güçlü, işçiler birlikte güçlü!

Son olarak, Özak İşçilerinin taleplerini sahipleniyoruz ve bir an önce yerine getirilmesini istiyoruz.

Özak patronu bu tutumunu devam ettirdiği sürece ürettiği bütün ürünlerin satıldığı yerler de eylem alanına dönüşecektir buradan son kez uyarıyoruz.

Yaşasın Özak Tekstil İşçilerinin mücadelesi.  


Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası, DİSK/Enerji-Sen, Karayolları Taşımacılık Emekçileri Sendikası, İnşaat Bir-Sen, Tekstil Güç Sen, Sosyal-İş İstanbul Şubesi, KESK İstanbul Şubeler Platformu, İnşaat-İş, DGD-Sen, Mağaza Market-Sen, Genel-İş Anadolu Yakası 1 No’lu Şube, Tüm Otel ve Turizm İşçileri Sendikası, DİSK Gıda-İş, Kamu Taşeron İşçileri Sendikası, Tüm Otel ve Turizm İşçileri Sendikası, Turizm Eğlence ve Hizmet İşçileri Sendikası, Türkiye Gazeteciler Sendikası, Türkiye Yazarlar Sendikası

Bağlantıyı kopyala