Muhalif kimlikleri ve farklı yaklaşımlarıyla bilinen sanatçıların konserlerinin iptali, festival ve etkinlik yasaklama kararları, sanatçılar ve özellikle kadın sanatçılar üzerinde tahammülsüz ve ayrımcı bir anlayışla kurulan baskıyı artırmıştır. Kimi kentlerde valilik ve kaymakamlık tarafından güvenlik ve kamu düzenini sağlama gibi uydurma gerekçelerle etkinlik ve eylemlerin yasaklanması ve kimi belediyeler tarafından ahlaki nedenler ileri sürülerek ya da gelenek ve değerler bahane edilerek sanatçıların konserlerine izin verilmemesi hukuk dışı ve keyfidir. Sanat

Ada Dostları Derneği ile Türkiye Yazarlar Sendikası, 15 Mayıs Pazar Günü Burgazada’da ölümünün 68. yılında Sait Faik’i anma etkinliği düzenlemiştir. Saat 12.00’de Burgazada Sait Faik heykeli önünde başlayacak olan anma töreninin ardından Sait Faik Müzesi ziyaret edilecektir. Saat 13.00’de Burgazada Cennet Bahçesi’nde Gülsen Tuncer’in sunuculuğunda gerçekleştirilecek etkinlikte Sait Faik ve öykücülüğü konulu bir panelle birlikte öykü ve şiirlerinden örnekler sunulacaktır. Birçok yazar ve Sait Faik’i seven okurlarının yer alacağı, gün

Canan Kaftancıoğlu’na 2013-2015 yılları arasındaki sosyal medya paylaşımları gerekçesiyle verilen cezalar, hukuki değil siyasidir. O tarihlerde milyonlarca kişi benzer paylaşımlar yapmıştı. Canan Kaftancıoğlu’nun cezalandırılarak siyasi yasaklı durumuna düşürülmesi düşünceyi açıklama ve yayma özgürlüğüne saldırıdır. Tam bir söz söyleme ve yazma özgürlüğünü savunan Türkiye Yazarlar Sendikası, demokratik bir ülkede Cumhurbaşkanına ve kamu görevlisine hakaret suçu diye ayrı bir suç kategorisi olmayacağına inanmaktadır. Cumhurbaşkanı, bakanlar ve diğer devlet görevlilerine hakaretin ceza yargılaması

İDAMLARININ 50. YILINDA DENİZ, YUSUF, HÜSEYİN YÜREĞİMİZDE YAŞIYOR Tahsin Saraç’ın “Karşıyaka’nın Üç Gülü” adlı şiirinde söylediği gibi: “…Göverir yeşil bahar yağmurlarında Denizgülü, Yusufgülü, Hüseyingülü… İnanç bir deliçay ki yeşertir bir gün çölü. Karşıyakanın üç gülü Yürek dalıma gömülü…” Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan, Ankara Ulucanlar Merkez Kapalı Cezaevinde 6 Mayıs 1972’de idam edildi. Onlar; sömürgeciliğe karşı, tam bağımsız, demokratik bir Türkiye için mücadele etmiş, idam sehpasında da yiğit

ÜYELERİMİZE ÇAĞRI Düşünce ve ifade özgürlüğünün olmadığı ülkelerde insan hak ve özgürlüklerinden söz edilemeyeceği açık bir gerçektir. Bu gerçeği AK Parti iktidarı döneminde misliyle yaşadık/ yaşıyoruz. Sendikamız, amaç maddesi uyarınca “Tam bir söz ve yazı özgürlüğünün gerçekleştirilmesi ve korunması için her türlü yasal mücadele yürütülerek hukuki, sosyal, kültürel, ekonomik temel hak ve özgürlükleri korumakla” yükümlüdür. Bu bağlamda işçi, emekçi, yazar, sanatçı ve aydınlarla 1 Mayıs alanında hep birlikte başta savaşa

GEZİ DİRENİŞİ HALKTIR, YARGILANAMAZ! Baştan sona hukuksuzluklarla dolu yargılama sonucunda Gezi Davası’nda yargılananlara ağır hapis cezaları verildi. Karara muhalefet şerhi koyan yargıcın da yazdığı metinde vurguladığı üzere dosyada yargılananların ceza alması için hiçbir kanıt olmadığı gibi, bütün yargı içtihatları verilen kararın hukuka aykırı olduğunu göstermektedir. Karar, bağımsız yargı tarafından verilmemiş, siyasi bir karardır. Son sözleri sorulan Mücella Yapıcı’nın dediği üzere karar hükümsüzdür, “vız gelip tırıs gidecektir.” Dünya ve ülke tarihi,

Gazeteci, yazar Aydın Engin’i yitirmenin üzüntüsü içindeyiz. Aydın Engin, 12 Şubat 1941’de İzmir’in Ödemiş ilçesinde dünyaya geldi. İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesindeki öğrenimini yarıda bıraktıktan sonra tiyatro oyunları yazdı. 1969’da tiyatroculuğu bırakarak gazeteciliğe başladı. 12 Mart Askeri Muhtırası sırasında tutuklandı. Salıverildikten sonra Yeni Ortam gazetesinde yazı işleri müdürü oldu ve aynı gazetede köşe yazıları yazdı. 12 Mart sonrasında Türkiye Sosyalist İşçi Partisinin kurucuları arasına katıldı.  1974 yılında eşi Oya Baydar ve Yusuf

ŞİİR YAŞAM İÇİNDİR! Şiirin tarihi insanlık tarihi kadar eski. İnsanın yeryüzündeki serüveninin başladığı dönemde dans ve müzikle birlikte ortaya çıkan şiir; insanın yaşadıklarını anlatma, özlem ve isteklerini ifade etme gereksiniminden doğmuştur. Beden hareketine ve müziğe eşlik eden ritimli sözler şiirin temelini oluşturmuştur. Bu demektir ki şiiri var eden yaşamdır; insana, doğaya, yani bütünselliği içinde yaşama ve süregelen olgulara dair ne varsa şiirin konusunu oluşturmuştur. Bereketli bir hasat ve yağmur özlemi,

Yazar Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın Heybeliada’daki evi, 2017’de Vakıflar Genel Müdürlüğüne geçtikten sonra müze olarak ziyarete açılmış ve kısa süre açık kalan müze, restorasyon programına alındığı duyurularak kapatılmıştır. Günümüze dek herhangi bir onarım yapılmamış olan tarihi yapı kaderine terk edilmiştir. TYS olarak “Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın Evi Yeniden Müze Yapılsın” demek üzere 6 Mart 2022 Pazar günü, saat 14.00’de Heybeliada vapur iskelesinde adalılar ve edebiyat severlerle buluşuldu. Yazar Gürpınar’ın yaklaşık otuz yılını

Validebağı Korusunun bütünlüğünün korunmasına ilişkin mücadelede Validebağı gönüllüleri ve eylemcileriyle dayanışmamız devam ediyor. Türkiye Yazarlar Sendikası, Dünya Emekçi Kadınlar Gününü Validebağı Korusunda 5 Mart 2022 Cumartesi günü kutladı. TYS Genel Başkanımız Adnan Özyalçıner’in de katıldığı kutlamada şair ve yazarlar şiirleri ve öyküleriyle dayanışma çemberi oluşturdu. Yapılan konuşmalarla 8 Mart Direnişi bağlamında hak ve özgürlük arayışı dile getirildi. TYS YÖNETİM KURULU

10/93