23 Mayıs 2024
Yazarlar

M. Kaan POLATLAR

BİYOGRAFİ

Yazar M. Kaan Polatlar, 1969’da Osmaniye’de doğdu. İlkokulu Ankara’nın ilçesi Polatlı’nın Şıhahmetli köyünde, ortaokulu Adapazarı‘nın Ferizli ilçesinde okudu. Adapazarı Ozanlar Lisesi’nde ortaöğrenimini bitirdi. Yüksek öğrenimini 1988’de Ankara Üniversitesi DTCF Protohistorya ve Ön Asya Arkeolojisi bölümünde tamamladı.

İlk kitabı İnsanlığın Atılım Çağları (Ceylan Yayınları) 1996 yılında yayımlandı. Bu kitap diğerlerine de kaynaklık eden önemli bir çalışmadır. Bu kitapta nüve olan fikirler, daha sonrakilerde ayrıntılandırıldığı ve yeni fikirlerle bezendiği için bir daha basılmayacaktır.

Bu kitapta işlediği tezlere dayanarak Ziggurat adlı romanını yazdı (2002 – Gendaş Kültür Yayınları). Böylece yazın alanının her ikisinde de kalem oynatmanın avantajını kullandı. İyi bir romanın yoğun bir araştırmaya, iyi bir araştırma kitabınınsa edebi bir üsluba ve zevke sahip olması gerektiğine ilişkin anlayışı benimsedi.

2008’de yayımlanan Tevrat’taki Ütopya (Crea Yayınları ve daha sonra Doğu Kitabevi Yayınları) kitabı ise yeni bir arayışın başlangıcıdır. Bu çalışmada, psikanalizm literatürüne Oidipus Kompleksi adıyla giren fenomenin dini ve tarihsel kökenlerini inceledi, Freud’un görüşlerini sıkı bir eleştiriden geçirdi.

Tasavvuf ve Narsisizm’de (2010, Sone Yayınları) ise psikanaliz teorisinin bir başka muamması olan narsisizm olgusunu ele aldı. Narsisizmin, psikanaliz teorisinde hak ettiği yeri almadığı sonucuna vardı. Aynı zamanda bu olgunun, toplumların kendilerine özgü kültürel birikimleri tarafından beslendiğini tespit etti.

Narsisizmin de nedeni olarak gördüğü daha temel psikolojik bir olgu olan eril-dişil diyalektiğini Kadim Bilgelik (Doğu Kitabevi Yayınları, 2015) kitabında ele aldı ve bunu insanlığın en eski kültürlerindeki yansımalarından yola çıkarak tahlil etti.

Türklerin de içinden çıktığı göçebe-çoban halkların gerçek bir sosyolojik tahlilinin olmadığı kanaatine varıp bu konuda sosyolojik yeni tezler ileri sürdüğü Göçebe-Çoban Halkların Tarihsel Rolleri (Doğu Kitabevi Yayınları, 2016) adlı çalışmasında uygarlık kavramının eksik kalmış bu yönünü irdeledi.

2017’de yayınlanan Lümpen Proletarya Çağı (Ozan Yayınları) adlı çalışmasında ise günümüzün en büyük sosyolojik sorununa, Malthusçuluk ve Marksizm mücadelesinden yansıyan tahlillerin ışığında yeni bir yol bulmaya çalıştı. Marksizmin doğuşundan itibaren düşman kamplarda yer alan bu iki ideolojinin sentezinin mümkün olduğunu kanıtladı.

Durkheim’ın Din Sosyolojisi (2018, Doğu Kitabevi Yayınları) çalışmasında ise Durkheim’ın yöntemini göz önünde bulundurarak dinler ve ideolojiler arasındaki ortak noktaları belirleme amacındaydı. Durkheim’ın tezlerinin, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucu felsefesiyle doğrulamak gibi bir yöntem kullandı.

Psikoskopist (2020 Doğu Kitabevi Yayınları) romanıyla yeniden edebiyat alanına döndü. Yıllardır çeşitli dergilerde yazdığı öykülerle edebiyattan hiç kopmamıştı. Ama hayali olan yeni bir romanın olgunlaştığına karar verdikten sonra Psikoskopist ortaya çıktı.

Tasavvufta Tarikat ve Bid’at Sorunu (2020 Doğu Kitabevi Yayınları) tasavvufun cevap arayan en önemli hususlarına değinmektedir. Yaklaşık bin yıldan beri birikmiş olan tasavvuf literatüründen sosyolojik ve felsefi sonuçlar çıkarmak kolay olmasa da, ülkemizi ve Orta Doğu’yu anlamanın yolu bu minvalden geçmektedir.

Tarikatlar aslında yüzyıllar boyu dini daha da sekülerleştirmiş ve sosyolojik dönüşümlerle uyumlu hale getirmişlerdir. Bir anlamda dini sınırları genişletmişlerdir. Ama gerçekte bu sosyolojik dönüşümlerin sebepleri yeterince tahlil edilmemiştir. Üstelik sosyolojik dönüşümler, yansımalarını her zaman felsefi alanda bulur, sorgulamalar buradan başlar.

Mevlânâ’nın Öteki Yüzü Nasreddin Hoca tam da bir önceki çalışmanın bıraktığı yerden bayrağı devralır. Anadolu insanının iki efsanesini yan yana getirir.

 

Bağlantıyı kopyala