16 Şubat 2026
Basın DuyurusuDuyurularKitap

Serhat Sungur’dan: 30 Saklı Kadın

Bir Roman Değil, Bir Yüzleşme
Serhat Sungur’dan: 30 Saklı Kadın
30 Saklı Kadın, yalnızca anlatılan bir hikâye değil; susturulmuş bir hafızayla karşılaşma anıdır. Serhat Sungur, bu romanda resmi tarihin dışında bırakılmış hayatları görünür kılarken, geçmişle kurduğumuz mesafeyi de sorguluyor. Büyük anlatıların arasında kaybolmuş kadın seslerini, saklanmış kimlikleri ve kuşaktan kuşağa devredilen sırları edebiyatın imkânlarıyla gün yüzüne çıkarıyor.
Romanın gücü, bağırmamasında. Yüksek sesli bir hesaplaşma yerine, derin ve içten bir yüzleşme öneriyor. Evlerin içlerinde saklanan hikâyeler, fısıltıyla aktarılan diller ve bastırıldıkça daha derine sızan geçmiş, metnin ana damarını oluşturuyor. Sungur’un dili sade ama yoğun; yer yer şiirsel bir ritme yaslanıyor, yer yer sert ve çıplak bir gerçeklikle okuru karşı karşıya bırakıyor. Bu iki uç arasındaki denge, romanın atmosferini belirliyor.
30 Saklı Kadın, geçmişi kapanmış bir dosya gibi değil, hâlâ yaşayan bir organizma gibi ele alıyor. Hafıza burada yalnızca bir hatırlama biçimi değil; bugünü kuran ve geleceği etkileyen bir güç. Okur metnin içinde ilerledikçe bir coğrafyanın toprağına, evlerine, suskun yüzlerine temas ediyor; fakat asıl karşılaştığı şey dışarıdaki tarih değil, kendi içindeki boşluk oluyor.
Serhat Sungur, bu romanla çağdaş edebiyatta hafıza meselesine cesur ve incelikli bir katkı sunuyor. Politik olanı ajitasyona düşmeden kurabilmesi, lirik olanı ölçüsüzleşmeden taşıyabilmesi ve yerel bir hikâyeyi evrensel bir vicdan sorusuna dönüştürebilmesi, onu kendi kuşağında ayrı bir yere yerleştiriyor. 30 Saklı Kadın, yalnızca güçlü bir ilk roman değil; uzun soluklu bir edebi yürüyüşün sağlam ve etkileyici bir işareti.
Yazar: Serhat Sungur
Yayınevi: Klaros Yayınları
Tür: Roman
Sayfa Sayısı: 120
ISBN: 978-625-8582-02-4
Yayın Yılı: 2026
Bağlantıyı kopyala