17 Ekim 2026
Basın DuyurusuDuyurular

TGC Bağımsız Gazetecilik Konferansı Yapıldı

TGC Bağımsız Gazetecilik Konferansı Yapıldı

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC), “Gazeteci Olmak-Gazeteci Kalmak” toplantıları kapsamında Bağımsız Gazetecilik Konferansı düzenledi. TGC Burhan Felek Toplantı Salonu’nda iki oturum hâlinde gerçekleştirilen konferansta, basına yönelik baskılar, erişim engelleri, kayyım uygulamaları ve tutuklamalar ele alındı.

  1. OTURUM: Bağımsız, Bağlantısız Gazetecilik Neden Önemli?

Vahap Munyar (TGC Başkanı): Basın özgürlüğünün toplumun haber alma hakkının güvencesi olduğunu belirten Munyar; yayın durdurma, kayyım, erişim engelleri ve tutuklulukların en büyük engeller olduğunu söyledi. Tüm tutuklu gazetecilerin serbest bırakılmasını ve gazeteci cinayetlerinin araştırılması için Meclis’te komisyon kurulmasını talep etti.

Gökhan Durmuş (TGS Genel Başkanı): Bağımsızlığın hukukla doğrudan ilgili olduğuna dikkat çeken Durmuş, son dönemdeki erişim engellerine ve kayyım kararlarına değinerek, halkın haber alma hakkı için mücadeleyi sürdüreceklerini belirtti.

 Erkan Akpınar (Türkiye Yayıncılar Birliği YK Üyesi): İfade ve yayınlama özgürlüğünün evrensel bir hak olduğunu vurgulayan Akpınar; otokratik rejimlerin arttığı dünyada sansür, otosansür ve ekonomik baskılara karşı telif haklarının ve bağımsız yayıncılığın korunması gerektiğini ifade etti.

 Mustafa Köz (TYS 2. Başkanı):  İktidarın bir korku imparatorluğu kurmak istediğini belirten Köz, konuşmasını şu sözlerle sürdürdü: “Ülkede korku imparatorluğu oluşturup, insanları da bu korku imparatorluğunun kalelerine hapsetmek istiyorlar. Büyük bir ülkeyi o kalelerin içine hapsetmek birden kolay değil. Nereden başlanıyor? Düşünenlerden başlanıyor. Çünkü düşünenler zindanlarda olduğu zaman dışarıyla bağlantı kesilecek demektir. Yazarlar, gazeteciler her zaman bütün iktidarların ilk hedefidir. İktidara yakın yüzde 90 medya, bağımsız yüzde 10’u oluşturan medyayı ele geçirdiği zaman toplum ayağa kalkamayacak diye düşünüyorlar. Burada yazar, basın ve yayın örgütlerine düşen görev, susmamaktı. Biz de TYS olarak 52 yıldır bunu yapıyoruz. Açık hava cezaevine dönmüş bir ülkeyi yeniden özgürlüklerine kavuşturmak için görev, yazarlara, gazetecilere düşüyor. Haber yaptıkları için Tele1’e, Halk TV’ye ne yazık ki kayyım atandı. Umarım daha özgür günlerde buluşuruz.”

 Halil İbrahim Özcan (PEN Yazarlar Derneği Başkanı): Düşünce ve ifade özgürlüğünün olmadığı yerde demokrasinin de olmayacağını vurgulayan Özcan, keyfi uygulamalarla yaratılan korku iklimine karşı mesleğini yapmaya devam eden gazetecilerle gurur duyduklarını belirtti.

 Tuğçe Yılmaz (DİSK Basın-İş Sendikası Uzmanı): Bağımsız medya organlarının hem ekonomik hem de hukuki baskılarla boğuştuğunu aktaran Yılmaz, sosyal medya engellemelerine ve güvencesiz çalışma koşullarına rağmen dayanışmayı sürdüreceklerini ifade etti.
—

2. OTURUM: Kayyım, Erişim Engelleme ve Tutuklanma Gölgesinde Gazetecilik

 Sibel Güneş (TGC Genel Sekreteri): 2002’den bu yana medyanın büyük bölümünün iktidar kontrolüne geçtiğini belirten Güneş, vergi cezaları, erişim engelleri ve işsiz bırakılan gazetecilere dikkat çekerek bağımsız gazetecilik mücadelesine devam edeceklerini vurguladı.

 Sertuğ Çiçek (T24 Genel Koordinatörü): Erişim engelleriyle gazeteci ile okur arasındaki bağın koparılmak istendiğini belirten Çiçek, Anayasa Mahkemesi’ne başvurduklarını ve hukuksuz kararların aşılacağına inandıklarını ifade etti.

 Murat Taylan (Tele 3 Haber Kurucusu): Kanal kapatmalarına ve engellere rağmen alternatif kanallarla haberciliği sürdürdüklerini belirten Taylan, teslim olmadan direnmeye devam edeceklerini söyledi.

 Gökhan Küçük (TGC Hukuk Danışmanı): Kayyımların yayın politikasına müdahale edemeyeceğini ve yayını durduramayacağını vurgulayan Küçük, haber ve yazıların tek başına tutuklama gerekçesi yapılamayacağını ifade etti.

Sevim Kahraman Yanardağ: Bir yıldır tutuklu bulunan gazeteci Merdan Yanardağ’ın eşi Yanardağ, basın özgürlüğü olmadan demokrasiden söz edilemeyeceğini belirterek, el konulan kanallar ve uzatılan tutukluluk süreçlerine rağmen mücadeleyi sürdüreceklerini söyledi.

 Yiğithan Erim: Tutuklu gazeteci Şaban Sevinç’in avukatı Erim, Sevinç’in Maltepe Cezaevi’nden gönderdiği dayanışma ve görevlerini ödün vermeden sürdüreceklerine dair mesajını katılımcılara iletti.