14 Nisan 2024
Basın DuyurusuDuyurular

AMASRA’DAKİ FACİA, KAZA YA DA KADER DEĞİLDİR!

BARTIN-AMASRA’DAKİ FACİA, KAZA YA DA KADER DEĞİLDİR!

“Güneşi görebilmek için karanlığı kazıyoruz” diyordu, maden işçisi Yasin Çelik. Karanlığı kazarken güneşi yitirdiler.

Maden işçileri, yerin yüzlerce metre altında en güç koşullarda kazaya uğramadan geçen günlerin hesabını yaparak çalışan, her gün sevdikleriyle vedalaşarak girdikleri madende gün ışığına kavuşmayı ümit eden, sağlıksız çalışma ortamından dolayı emeklilik sonrası yaşamları da kısa olan insanlardır. Ne yazık ki ülkemiz, maden kazaları sonucu yaşanan ölümlerde dünyada ilk sıralarda yer almaktadır.

İş kazalarının %98’i önlenebilir kazalardır. Öngörülebilir ve önlenebilir olduğu halde ülkemizde meydana gelen pek çok iş kazasının en başta gelen nedeni kâr hırsıdır. Bu nedenle pek çok kaza aslında kaza değil, cinayettir. Maden kazalarının ise teknik, sosyal, ekonomik, eğitim, planlama ve denetim sorunları gibi pek çok nedeni vardır.

Bartın’ın Amasra ilçesinde Türkiye Taşkömürü Kurumuna ait Amasra Taşkömürü İşletme Müessesinde meydana gelen ve 41 işçinin yaşamını yitirmesine yol açan facia, göz göre göre gelen bir faciadır, kaza ya da kader değildir. Gabriel Garcia Marquez’in “Kırmızı Pazartesi” adlı romanındaki gibi öngörülebilen, ancak önlenemeyen bir cinayettir.

Büyük boyutta can kaybı ile sonuçlanan maden kazaları, uygun güvenlik önlemlerinin gerektiği gibi alınamadığını, denetim ve kontrol mekanizmalarının işletilemediğini göstermektedir. Madencilik bilim ve teknolojisi, grizu patlamalarını önleyecek bilgi birikimine ve deneyimine sahiptir. Bu nedenle maden faciaları ve can kayıpları önlenebilir niteliktedir. Maden kazalarını önlemeye yönelik çalışmalar eksiksiz yapılmalıdır. Amasra’daki facia ile ilgili soruşturmalar titizlikle yürütülerek facianın gerçek nedeni belirlenmeli ve ihmali olanlar yargı önüne çıkarılmalıdır.

Türkiye Yazarlar Sendikası olarak yaşamını yitiren maden işçilerinin ailelerine ve tüm emekçilere başsağlığı, yaralılara acil şifa diliyoruz.  Bu gibi facialar “kaza, kader ya da fıtrat” değildir ve Türkiye’nin geleceğini karartmamalıdır.

TÜRKİYE YAZARLAR SENDİKASI YÖNETİM KURULU

Bağlantıyı kopyala