2026 Dünya Şiir Günü Bildirisi!
21 MART DÜNYA ŞİİR GÜNÜ BİLDİRİSİ 2026
DERİN VE GENİŞ VE MAVİ BİR KANAT: ŞİİRİN BÜYÜK SAATİ DURMAZ, İŞLER HEP
İnsanlığın uzun çok boyutlu serüveninde şiir önemini korumuştur daima. İnsanlığın yazılı tarihine değgin ilk kayıtları, şiirin meram anlatmada temel bir işlev gördüğünü açıklıyor bize. Eski Mısır’da, Sümerlerde. Gılgamış Destanı, baştan sona şiirsel bir metindir örneğin. Homeros’un İlyada, Odysseia destanları da.
Bütün bu şiirsel toplam, bireyin yaşamını dışarıda bırakmamıştır ve çoğu kez trajik bir yazgıdır bu. (Modern hayatta olduğu gibi! Bireyin ölümlü bir varlık oluşu örneğin ve bunu bilmesi.)
Modern/çağdaş şiir ve şair işte burada devreye girer: Biricik olan insan özgür, paylaşımcı ve kendini gerçekleştirebileceği bir yaşama kavuşabilmelidir. Nâzım Hikmet’in dediği gibi:
“Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür
Ve bir orman gibi kardeşçesine”
Bütün bunları söylerken/yazarken, şiire bir ‘görev’ verdiğim sanılmasın. Şiir bunları reddeder! Sınırsız bir uygarlıktır o.
Benim asıl söylemek istediğim: Ülkemizde ve dünyada yaşanan bu koyu, ağır karanlıkta bir biçimde yitirilmek isteneni şiir görür:
Şiirle mevcut sistem ve iktidar yıkılmazsa da,
Şiirle sömürgecilerin iştahı bitmezse de,
Şiirle devrim olmazsa da,
Şiirin kendisi bir devrimdir zaten: Mevcut olanın ve dilin sınırlarını zorlarken. Kaldı ki hayatın olduğu kadar edebiyatın da sınırlarını zorlayan bir yapıdır şiir. Bu asi yapısı, yabancılaşmayı reddeder. İnsanın, insan olmanın değerleri içinde yaşadığı/varolduğu yere doğrudur çünkü kalbi.
Şiirde mavi bir şarkı vardır hep.
Şiirde turna kanadı vardır hep.
Şiirde bir yeraltı ırmağı vardır hep:
akar akar, akar akar…
buğdaylar başaklanıncaya dek.
Türkiye Yazarlar Sendikası’nın 2026 yılı şiir bildirisini Leyla Şahin yazdı.
