“Aziznâme” Sergisi Açıldı
Edebiyatın ve Mizahın Ölümsüz Çınarı Anıldı: Kadıköy’de Anlamlı “Aziznâme” Sergisi Açıldı
İSTANBUL – Türkiye Yazarlar Sendikası (TYS) ve Eğitim Sen İstanbul 2 No’lu Şube iş birliğiyle düzenlenen, edebiyatımızın ve toplumsal muhalefetin simge isimlerinden Aziz Nesin’i anma etkinlikleri kapsamında hazırlanan “Aziznâme” başlıklı karikatür sergisi, 6 Temmuz Pazartesi günü saat 18.00’de Kadıköy’de kapılarını açtı. Usta yazarın aramızdan ayrılışının yıl dönümünde gerçekleştirilen açılış, edebiyat, sanat ve emek dünyasını bir araya getirdi.
Kadıköy Eğitim Sen 2 No’lu Şube binasında düzenlenen sergide, TYS’nin kurucu başkanı olan Aziz Nesin’in düşünsel mirası, toplumcu gerçekçi bakış açısı ve keskin mizah anlayışı, usta karikatüristlerin çizgileriyle yeniden hayat buldu. Hem yaşayan Musa Kart, Mustafa Bilgin, Tan Oral, Semih Poroy, Mim Uykusuz. Hem de aramızdan ayrılan Turhan Selçuk ve Savaş Dinçel gibi dev isimlerin eserlerinin yer aldığı sergi, geçmişle bugünü bağlayan bir hafıza köprüsü niteliği taşıyor.
“Temmuz Yüreğimizi Yaktı Ama Mücadele Sürüyor”
Açılışta konuşan Eğitim Sen İstanbul 2 No’lu Şube Eğitim Sekreteri Erdal FIRINCIOĞULLARI Haziran ve Temmuz aylarının edebiyat tarihindeki hüzünlü yerine değinerek şunları söyledi:
“Haziran varken buralar bizim için zor aylar, Haziran’da ölmek zor. Temmuz’da ise yüreğimiz yandı ve ustamızı kaybettik. Bütün bunların yaşandığı bir dönemde, bunları hatırlayarak, tebessüm ederek ve mücadelelerini sürdürdüğümüz inancıyla bir araya geldik. Çünkü biliyoruz ki Aziz Nesin, vefatından sonra da mücadelesini vakfıyla sürdüren, yüzümüzü güldürürken bize güç veren ve mücadele azmi katan sıradan olmayan bir yazar.”
Bütün emekçilerin, ezilenlerin ve kalemlerin birleştiği daha iyi bir dünya özlemini dile getiren Erdoğan, sergide emeği geçen herkese ve katılımcılara teşekkürlerini iletti.
“Mizah, Bu Acılar Ülkesini Serinleten Önemli Bir Mücadele Aracıdır”
Türkiye Yazarlar Sendikası 2. Başkanı Mustafa Köz ise konuşmasında, Bertolt Brecht’in mizah ve baskı rejimleri üzerine olan sözlerine atıfta bulunarak, Aziz Nesin’in Türkiye ve dünya tarihindeki yerine vurgu yaptı. Nesin’in 1915 doğumlu olduğunu, Cumhuriyet öncesini ve sonrasının tüm acılarını yaşadığını hatırlatan Köz, şöyle konuştu:
“Ölümü Temmuz’dur; tarihin bir rastlantısı mıdır bilinmez. 2 Temmuz 1993 büyük yangının, katliamın olduğu yıldır. Oysa ülke 90’lardan başlayarak zaten bir yangın yeriydi; Uğur Mumcu, Muammer Aksoy, Çetin Emeç, Ahmet Taner Kışlalı, Bahriye Üçok ve Turan Dursun gibi siyasal cinayetler serisinin ardından Aziz Nesin’in ölümü de 95’e denk geldi. Aziz Nesin, bu ‘Acılar Ülkesi’ni mizahla az da olsa serinletmeye çalışan, politik mizahın önemini bize söyleyen büyük bir isimdir.”
Genç kuşağın komedi ile politik mizah arasındaki farkı kaçırmaması gerektiğine dikkat çeken Köz, sergiye adını veren Azizname kitabına atıfta bulunarak, “Name mektup demektir, bu sergi Aziz’in mektubudur ve sevgili Aziz Nesin o mektubu hâlâ yazmaya devam ediyor” dedi.
Kurumsal Dayanışmanın Önemli Bir Adımı
Mustafa Köz, aramızda olan ve olmayan ustaların çizgileriyle Aziz Nesin’in eski ve yeni dostlarını bir araya getirdiğini belirterek, kurumların birbirinden uzaklaştığı bu çağda Eğitim Sen ile TYS’nin yan yana gelişinin çok kıymetli olduğunu vurguladı:
“Kimsenin yarasına bakmadığı bir yüzyılda, yaralarımızı birbirimize göstermek ve sevince dönüştürmek anlamlıdır. Bu sevince bugün Aziz Nesin karikatürleriyle çoğaldık.”
Türkiye Yazarlar Sendikası (TYS) Genel Sekreteri Tahir Şilkan, Balzac’ın “Bugün yalnızca alay etmek geliyor elimizden. Alay, can çekişen bir toplumun edebiyatıdır” sözünü anımsattı. Tutuklanan komedyen Deniz Göktaş’tan mizah ustası Aziz Nesin’e uzanan sürece değinen Şilkan, TYS’nin ülkemizde tam bir söz ve yazı özgürlüğünü savunduğunu vurguladı.
Aziz Nesin’in eleştirel gerçekçiliğine, kendine özgü mizah anlayışına, müthiş gözlem gücüne, anlatımındaki yalınlığa ve olayları sağlam bir kurguyla birbirine bağlama başarısına dikkat çeken Şilkan, usta yazarın öykü, oyun ve romanlarında eleştirel gülmeceyi alabildiğine kullanarak ülkemizin toplumsal gerçekliğini bütün çıplaklığıyla gözler önüne serdiğini belirtti. Nesin’in, edebiyatımızda eksikliği hissedilen karakter yaratma becerisinin en büyük ustalarından biri olduğunu söyleyen Şilkan; “Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz” romanındaki ‘Yaşar’ ve “Zübük” romanındaki ‘Zübük İbrahimzade’ karakterlerinin, edebiyatımıza kazandırılan unutulmaz tipler olduğunu ifade etti.
Tahir Şilkan konuşmasını şu sözlerle sürdürdü:
“Aziz Nesin ölçüsünde yaşadığı toplumu ve halkını derinden kavrayan, bu kavrayışı eserlerinde dışa vuran çok az yaratıcı vardır. O, toplumcu gerçekçi edebiyatın çok başarılı bir temsilcisidir. Aziz Nesin, yalnızca bir yazar değil, çağın haksızlıklarına karşı direnen bir aydındır. Sayısız kez yargılanmış, tutuklanmış ve hapse atılmış; ancak söylemek istediklerinden asla vazgeçmemiştir.
Yaşamı boyunca iktidarların hışmına uğramış, ezilmiş ve Madımak’ta yakılmak istenmiştir. Tüm bunlara rağmen halkına olan sevgisi hiçbir zaman bitmemiştir. Yazdıkları ve konuşmalarıyla hem yazarları hem de toplumu örgütlü mücadeleye çağırmış; aydınlanma faaliyetini yaşamının sonuna kadar sürdürmüştür. Bütün varlığını kimsesiz çocukların bakımı ve eğitimi için kurduğu Nesin Vakfı’na armağan etmiştir. Vefatından sonra vakfın bahçesine gömülmeyi ve çocukların üzerinde özgürce oynamasını vasiyet etmiştir.”
Katılımcıların yoğun ilgisiyle karşılanan “Aziznâme” karikatür sergisi, yaz boyunca Eğitim Sen 2 Nolu Şube; Caferağa Mah, Tellalzade Sokağı No: 22/A, Kadıköy/İstanbul adresinden izlenebilir.

