Edebiyat Matineleri Devam Ediyoruz!
Türkiye Yazarlar Sendikası ve Kadıköy Belediyesi’nden Büyük Bir Kültür Hizmeti:
Edebiyat Matineleri Devam Ediyor
Türkiye Yazarlar Sendikası’nın geleneksel hale gelen “Bir Yazar Bir Şair” buluşmaları, edebiyatın belleğini diri tutmaya devam ediyor. TYS ile Kadıköy Belediyesi’nin işbirliğiyle düzenlenen Edebiyat Matineleri, bugün Kadıköy Belediyesi Barış Manço Kültür Merkezi’nde bir kez daha edebiyatseverlerle buluştu.
Türkiye’nin en köklü aydınlanma odaklarından biri olan Türkiye Yazarlar Sendikası; yazarları, şairleri, gençleri ve okurları aynı çatı altında bir araya getirerek, kültür dünyamızın temel yapı taşlarını yalnızca anmakla kalmıyor, onları düşünsel bir süreklilik içinde yeniden üretiyor. Bugünkü etkinlik de bu anlayışın güçlü örneklerinden biri oldu.
Bu buluşmanın konukları, Türk edebiyatının iki ayrı ama birbirini tamamlayan büyük adıydı: Yazar Leyla Erbil ve Şair Süreyya Berfe.
Etkinliğin teknik sorumluluğunu üstlenen ve sunum sürecini yürüten TYS Basın ve Halkla İlişkiler Sekreteri Gürel Sürücü, hazırladığı görsel ve içerik bütünlüğüyle katılımcılara nitelikli bir edebiyat şöleni sundu. Program, Ayça Erdura’nın yalın ve kapsayıcı sunumuyla ilerledi.
Leyla Erbil: Dirençli Bir Edebiyat, Dirençli Bir Hayat
Etkinliğin ilk bölümünde, TYS’nin kurucu üyelerinden, Türk edebiyatının en özgün ve dönüştürücü kalemlerinden Leyla Erbil anıldı. Yalnızca edebi kimliğiyle değil; mütevazı kişiliği, toplumsal mücadeleyle kurduğu bağ, hasta olmasına rağmen 1 Mayıs yürüyüşlerine katılan direngen tavrıyla da hafızalarda yer eden Erbil, edebiyat ile hayat arasındaki mesafeyi ortadan kaldıran bir yazar olarak ele alındı.
Yazar, hukukçu ve sürekli üretim halinde olan şair ve belgeselci Sabri Kuşkonmaz, Leyla Erbil’e dair hem tanıklığa dayanan hem de edebiyat tarihine not düşen bilgiler paylaştı. Kuşkonmaz, ödüllere mesafeli durmasına rağmen, söz konusu jüri Onat Kutlar olunca Leyla Erbil’in bu daveti kabul ettiğini; yine başlangıçta sıcak bakmadığı halde 2000–2001 Ankara Edebiyatçılar Derneği Onur Ödülü’nü kabul ettiğini aktardı.
2002 yılında ise PEN Yazarlar Derneği tarafından Nobel Edebiyat Ödülü’ne aday gösterilen Leyla Erbil, Türkiye’den bu ödüle aday gösterilen ilk kadın yazar oldu. “İyi yazar vardır, kadın ya da erkek yoktur” sözleriyle anılan Erbil’in bu tutumu, onun edebiyata ve hayata bakışının da özeti gibiydi.
Programda, Yazı Ece Köz, Leyla Erbil’in bir öyküsünü büyük bir içtenlik ve duyarlılıkla seslendirerek etkinliğe ayrı bir derinlik kattı.
Süreyya Berfe: Parçalı Bir Bütünlüğün Şiiri
Etkinliğin ikinci bölümünde Süreyya Berfe ele alındı. Şairin şiire bakışını özetleyen kısa bir söyleşi videosu gösteriminin ardından, değerlendirmeler paylaşıldı.
Şair ve eleştirmen Metin Cengiz, Süreyya Berfe’nin şiirine dair yaptığı konuşmada; Berfe’nin İstanbul’dan Urla’ya uzanan yaşamını, çok konuşmayan ama şiiriyle güçlü bir ağırlık kuran poetikasını anlattı. Berfe’nin şiirlerinin bir bütünlükten çok, bilinçli bir parçalanmışlık hissi taşıdığını; her şiirde başka bir kimliğin, başka bir sesin ortaya çıktığını vurguladı. Bu yönüyle Süreyya Berfe’nin, Türk şiirinde kendine özgü ve tamamlanmamışlık hissiyle güçlü bir yer edindiğini ifade etti.
Genç şairler, Emrullah Alp, Mahir Karayazı ve Cenk Kolçak, Süreyya Berfe’nin şiirlerinden yaptıkları nitelikli okumalarla bu bölümün şiirsel atmosferini güçlendirdi.
Edebiyatın Kolektif Hafızası
Türkiye Yazarlar Sendikası, edebiyatı yalnızca estetik bir alan değil, toplumsal belleğin ve düşünsel direncin taşıyıcısı olarak görmeye devam ediyor. Emeği geçen herkesi kutluyor, nice edebiyat dolu buluşmalarda yeniden bir araya gelmeyi diliyoruz.
Sevgi ve saygılarımla,
Ayhan Aydın
13 Ocak 2026

