Türkiye Yazarlar Sendikası

Cumartesi, Kasım 18, 2017

Please update your Flash Player to view content.

Arama

Site Çeviri

Turkish English French German Italian Portuguese Russian Spanish

Kimler Çevrimiçi

Şu anda 18 ziyaretçi çevrimiçi
Anasayfa TYS Basın Duyurusu

MEHMET BAŞARAN SONSUZLUKTA...

KÖY ENSTİTÜLERİNİN SON ŞİİR KAPISI DA KAPANDI

MEHMET BAŞARAN SONSUZLUKTA

“Köy Enstitülü Yazar Kuşağı”nın öncü ustalarından Mehmet Başaran’ı sonsuzluğa uğurluyoruz.

Kuşak içinde şairliğiyle bilinen Başaran; deneme, öykü ve romanlarıyla da toplumcu edebiyatın ana damar yazarlarından biriydi.

Sendikamızın yönetim kurulunda da görev alan yazarımızı, 29 Haziran 2015 Pazartesi günü Karacaahmet Şakirin Camisi’de kılınacak öğle namazından sonra Lüleburgaz’a uğurlayacağız.

Değerli ustamız, Lüleburgaz Ceylanköy’de toprağa verilecek.

Ailesine ve dostlarına baş sağlığı diliyoruz..

Işıklar içinde uyusun.

--

TÜRKİYE YAZARLAR SENDİKASI
0212 259 74 74

CAN DÜNDAR YALNIZ DEĞİLDİR

CAN DÜNDAR YALNIZ DEĞİLDİR

Yazarlar, aynanın arkasındaki sır değil, aynadır.

Ülke, büyük seçim öncesi yangın yerine döndü. Sokaklar, iktidarın seçim meydanlarında kışkırttığı çetelerle kana ve acıya boğuluyor.

İktidar, devletin örtülü örtüsüz bütün kaynaklarını, halkın kutsal inançlarını ve Siyasi Partiler ve SeçimYasası’nın “baraj kapanı”nı kullanarak başbakanıyla cumhurbaşkanıyla kendisi gibi düşünmeyen herkese saldırıyor. Kara medyasını ve kara gömleklilerini halkın üzerine salıyor.

Ülke, seçim öncesi böylesi dipsiz bir uçuruma doğru sürüklenirken Ortadoğu’nun yangını da kapımızın eşiğinde. Bu yangını görüp haber yaptığı, halkını uyardığı için bir “ihanet davası”yla karşı karşıya kalan yalnızca Can Dündar değildir. Can Dündar’a yönelen tehdit, ayrıca Anayasa’yla güvence altına alınmış düşünce ve haber alma özgürlüğüne de bir saldırıdır.

İyi bir gazeteci, aynanın arkasındaki sır değil, aynadır. Yazarların görevi gerçeği göstermektir. Can Dündar da kirli bir aynanın sırrını dökmüştür.

Biz yazarlar da gerçeğe, düşünce ve ifade özgürlüğüne yönelik her türlü baskının karşısında olduğumuzu, Can Dündar’ın ve halkımızın yalnız olmadığını kamuoyuna yeniden duyuruyoruz.

TÜRKİYE YAZARLAR SENDİKASI              KÜRT YAZARLAR DERNEĞİ

--

TÜRKİYE YAZARLAR SENDİKASI
0212 259 74 74

8 MART DÜNYA EMEKÇİ KADINLAR GÜNÜ GELENEKSEL BİLDİRİSİ

 

TÜRKİYE YAZARLAR SENDİKASI

8 MART DÜNYA EMEKÇİ KADINLAR GÜNÜ

GELENEKSEL BİLDİRİSİ

MERHABA 8 MART 2015…

 

Dünya kadınlarının yüzyıllardır süren dayanışma, direnme, isyan ve mücadelesinin en önemli günüdür 8 Mart…

Aklımız emeğimiz, bedenimiz üzerindeki baskıya, sömürüye ve şiddete son vermek için sürdürdüğümüz eşitlik ve özgürlük mücadelesinin meşalesini yaktığımız gündür 8 Mart…

Ancak ne yazık ki bugün bu meşalenin yakıldığı 8 Mart 1857’ den tam 158 yıl sonra  “Canlıların egemen ya da bağımlı olması yaradılıştandır! Ancak farklı bir şekilde; özgür insan köleyi yönetir, erkek dişiyi, baba çocuğu... Köle; tartışma hakkından tamamen yoksundur, kadın buna sahiptir ama yetkesi elinden alınmıştır.” diyen Aristoteles’in anlayışı ile yönetilen bir ülkede 8 Mart’a uyanıyoruz.

Erkek egemenliği ile işbirliği temeli üzerinde kurulmuş kapitalizmin bugün geldiği aşama olan neo liberal politikaların en ateşli temsilcisi olan AKP İktidarı; ataerkil sistemin kadının aklı, bedeni ve emeği üzerinde kurduğu şiddet, baskı ve sömürüyü feodal derebeylikleri aratan bir biçimde yeniden üretmektedir.

Üstelik kadının emeği ve bedeni üzerindeki bu şiddet, baskı ve el koyma hali; AKP’ nin neo liberal politikalarının kentlerimiz, mahallelerimiz, kamusal alanlarımız ve doğal alanlarımız üzerinde kurduğu yağma ve talanın etkisi ile bir kat daha artmaktadır.

Bu nedenledir ki ülkemizde, mahallerimizde, meydanlarımızda, derelerimizde, ormanlarımızda, köylerimizde ve kentlerimizde sürdürülen direniş ve mücadelelerin başını çekmektedir kadınlar…

Bugün sadece ülkemizde değil bütün dünyada bu politikaların neden olduğu yoksulluğun, çevre katliamlarının ve savaşların sonucunda en çok zarar görenler yine kadınlardır. Dünyanın yoksul insanlarının % 70’ i, iklim değişikliklerinin neden olduğu doğal felaketlerde ölenlerin % 85’ i, göçmen ve mültecilerin % 80’ i kadındır. Ayrıca iklim değişiklikleri ve doğal kaynakların elde edilmesi konusunda çıkacak çatışma ve savaşlar kadınları daha da derinden etkileyecektir.

Bugün kadının doğurganlığı üzerinden ucuz işgücünü arttırmaya yönelik politikalar temel alınmakta, kadın kamusal ve toplumsal hayattan koparılmaktadır. Kadınlar, aile ve din baskısı eşliğinde ev içine kapatılmaktadır.

Beden ve emek sömürüsünü oradan devam ettirmeye çalışan politikaların yarattığı toplumsal baskı ve anlayış; kadınların canını yakan katliam, şiddet, taciz ve tecavüzlerin tarihimizde görülmedik bir biçimde artmasına neden olmaktadır.

Bu politikaların yürütücüsü iktidar sahipleri, en yetkili ağızlardan, kendi yarattıkları bu taciz, tecavüz ve artık cins kıyımına varan kadın cinayetlerini kullanmaktadır. Başta kadınlar olmak üzere bu düzene itirazı olan tüm toplumu sokaklardan ve kamusal alanlardan uzak tutmak için şiddetin ve ayrımcılığın tüm biçimini utanmazca meşrulaştırmaya çalışmaktadır.

Kadın cinayetlerinin yüzde 1400 arttığı bu iktidar döneminde “ileri demokrasi ve yeni Türkiye” söylemleriyle her türlü demokratik hak ve hukuk arayışı askıya alınmakta, tüm yaşam alanlarımız iktidarın erkek egemen, kadın ve doğa düşmanı politikaları ile yeniden tasarlanmaktadır.

Bu nedenle biz kadınlar; yüzyıllardır bu kara düzenin engizisyon mahkemelerinde, giyotinlerde, fabrikalarda, recim törenlerinde, savaşlarda, işkencelerde, göçmen kamplarında, okul yolunda, evde, işte, kısacası yaşamın her alanında öldürülen, tacize, tecavüze, sömürüye uğrayan tüm kadınlara ve insanlığa söz veriyoruz.

Aklımız emeğimiz, bedenimiz ve yaşam alanlarımız üzerindeki baskıya, sömürüye ve şiddete son vermek için sürdürdüğümüz eşitlik ve özgürlük mücadelesinin ışığını karartmamaya ve bu kapitalist erkek egemen düzenin yarattığı yüzyılların karanlığını yırtmaya kararlı olduğumuzu yeniden söylüyoruz.

İnadına isyan, inadına özgürlük diyoruz.

Yaşasın Kadın Dayanışması…

Yaşasın  8 Mart…

Mücella Yapıcı

--

TÜRKİYE YAZARLAR SENDİKASI
0212 259 74 74

SON DESTANCI SONSUZLUKTA...

SON DESTANCI SONSUZLUKTA…

 

Çukurova’nın sazlıkları, bükleri, fundalıkları, meşelikleri, ören yerleri, pamuk kozaları, buğday başakları ”Büyük Usta”nın büyülü soluğuyla serinleyemeyecek artık.

Ne diyordu? “O güzel insanlar, o güzel atlara binip gittiler.”

Ancak o hep burada olacak.

O “güzel adam”ın “sözcük atı”, edebiyatımızın bozkırlarında, dağlarında, vadilerinde, ovalarında, koyaklarında, ırmak boylarında, dere yataklarında sonsuzca gezinip duracak.

Kendi deyişiyle o, “İnce Memed” gibi bu yeryüzünün “mecbur insan”ı olmayı hep sürdürecek.

Onun dil ve vicdan birikimi, bu ülkenin karanlık göklerini gündüz gece ışıtacak.

Sendikamızın kurucu başkanı, ilk başkanı olarak yazarların örgütlü savaşımı için, halkının özgürlüğü için verdiğin emeği de unutmayacağız.

 

Işıklar ve sözcükler içinde uyu Koca Usta!

 

TÜRKİYE YAZARLAR SENDİKASI

 

Değerli Yazarımız,

Başkanımızı 2 Mart Pazartesi günü Teşvikiye Cami’nde kılınacak öğle namazından sonra Zincirlikuyu Mezarlığı’na tuz ekmek arkadaşları, yoldaşları Rıfat Ilgaz’ın ve Asım Bezirci’nin, Ruhi Su’nun yanına götüreceğiz.

Ayrıca 15.30’da Harbiye Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı’nda bir veda töreni düzenlenecektir.

 

--

TÜRKİYE YAZARLAR SENDİKASI
0212 259 74 74

Daha Fazla İçerik...

Sayfa 5 - 13

5